Avukat ayşe deniz oral
Avukat ayşe deniz oral

velayet
velayet
boşanma
boşanma

Öncelikle kiracılı ev satılabilir. İçinde kiracı olması evin satılmasına engel değildir.

Kiracı evi gezdirmiyorsa kiracının evi gösterme ve gezdirmesine izin için Taşınmasın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesinde BK 31/2 uyarında dava açılır. Bu davanın harcı 2022 yılı Kasım ayı itibarıyla 640 TL civarındadır. Başvuru yapıldığı anda karar çıkmaz izin için yargılama yapılır. Kiracı aleyhine maktu vekalet ücreti çıkma ihtimali vardır.

Kiraya veren eve izinsiz girebilir mi?

Kiraya veren çilingirle veya kendisinde bulunan örnek anahtarla eve izinsiz girerse konut dokunulmazlığını ihlal suçu ilşenmiş olur. Kiracının şikayet hakkı doğar.

Kiraya veren kiracıyı ısrarla arayabilir mi?

Kiraya veren evin satış için gösterilmesi için veya evin tahliyesi için kiracıyı ısrarla ararsa huzur ve sükunu bozma suçunu işlemiş olur. Şikayet halinde kiraya veren aleyhinde ceza davası açılabilir. Kiracı ile yaşanan problemlerde hukuki yolların takip edilmesi gerekmektedir.

Kiracılı ev alınır mı?

Kira sözleşmesi evi alan kişiyle aynen devam eder. Ev satıldığında kira sözleşmesi otomatik olarak bitmez. Aksine aynı şartlarda devam eder. Evi alan kişinin aynı bölgece başka evi veya iş yeri yoksa evi aldığı günden itibaren 1 ay içinde ihtar çekerek kiracının tahliyesinin ister, kiracı evi ihtara rağmen tahliye etmezse tahliye davası açar. Tahliye davasında Evi yeni satın alanın konut veya işyeri ihtiyacında samimi olup olmadığı değerlendirilir. Mesela kişinin işi ve diğer tüm yaşantısı İstanbul’da olduğu halde Samsun’da yatırım için aldığı evdeki kiracıyı ihtiyaç sebebiyle tahliye edemez. Bu durumda ancak kira süresi 10 yılı doldurduğunda tahliye isteyebilir. Kira süresi 5 yılı doldurmuşsa da kira uyarlama davası açarak kiranın yükseltilmesini isteyebilir. Yani kiracılı evin alınıp alınmaması her olaya ve alıcını beklentilerine göre değerlendirilmelidir.

Örnek içtihatlar

YARGITAY

6. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2014/9068

Karar Numarası: 2014/10173

Karar Tarihi: 22.09.2014

ÖZETİ: Mahkemece, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, ekonomik koşullar, taşınmazın bulunduğu yer, taşınmazın nitelikleri, davalının mesken olarak kullandığı hususları da gözetilerek kiralananın ne kadar sürede satılabileceği tespit edilerek, mecurun gösterimine bu süre ile sınırlı olarak ve davalının iş ve beşeri ilişkileri de göz önüne alınarak izin verilmesi gerekirken bu konuda araştırma yapılmadan yazılı şekilde eksik araştırmayla karar verilmesi, kabule göre de davalı kefil hakkında da olumlu olumsuz hüküm kurulmaması doğru olmayıp, Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmektedir.

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiralananı göstermeye izin davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, satışa çıkarılan kiralananın haftanın belli gün ve saatlerinde alıcılara gösterilmesine izin verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı tarafından hafta içi Pazartesi günleri saat 18:00- 20:00 saatleri arasında, hafta sonu pazar günleri ise saat 13:00-16:00 saatleri arasında 3 ay boyunca gösterilmesi hususunda izin verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, davacı kiraya verenin kiralananı satışa çıkardığını, davalı kiracının alıcıların taşınmazı görmesine izin vermediğini, kiralananın gün ışığı alıp, gündüz vakitlerinde gösterilmesi halinde daha iyi bir fiyatla satılabileceğini belirterek hafta içi bir gün ve hafta sonu bir gün olmak üzere gün ışığı süresince kiralananın gösterilmesine izin verilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı vekili davalının haftanın altı günü 09.00 ve 17.30 saatleri arasında çalıştığını, kiralananı Pazartesi günleri 19.00 ile 20.00 saatleri arasında bundan ayrı ciddi alıcıların tekrar talep etmesi halinde üç gün önceden kiracıya haber vermesi kaydıyla Pazar günü 11.00 ile 12.00 saatleri arasında tekrar gösterebileceğini ve ayrıca sürenin iki ay ile sınırlandırılmasını savunmuştur.

Anayasamızca teminat altına alınan özel hayatın gizliliği ve korunması ilkesi gereğince, kişinin konut dokunulmazlığı korunmaya alınmıştır. Kanunun açıkça gösterdiği hallerde usulüne göre verilmiş Hâkim kararı olmadıkça; Milli güvenlik veya kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de, kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça konuta girilemez. Ancak konut dokunulmazlığına sahip kişinin bu hakkını kullanması mutlak olmadığından yasal koşulların oluşması halinde bu hak sınırlandırılabilir. Somut uyuşmazlıkta olduğu gibi kiralayanlar mecuru satmak istediğinde kiracının mecuru satın almak isteyen kişilere göstermemesi halinde mahkemeye müracaat edildiğinde, mahkemece izin kararı verilmelidir. Bu husus tarafların ve mahkemenin de kabulündedir. Ne var ki herkes hakkını objektif iyiniyet kuralları içerisinde kullanmalıdır. Mahkemece, mecurun 3 ay süre ile Pazartesi günleri 18.00 ve 20.00, Pazar günleri ise 13.00 ile 16.00 saatleri arasında (davalı kiracının tek tatil gününün Pazar günü olduğunu bildirmesine ve bu konuda çalışma durumunu gösterir belge sunmasına rağmen Pazar günü davalı kiracıyı gündüz vakti üç saat boyunca eve bağlı kalacak şekilde) davacıların müşterilerine kiralananın davalı tarafça gösterilmesi için izin verilmiştir. Karar bu haliyle davacıya tanınan hakkın Kötüye kullanılmasına müsait olduğundan yeni uyuşmazlıkların doğmasına engel olmak için verilen izne süre sınırlaması getirilmesi gerekir. O halde mahkemece, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, ekonomik koşullar, taşınmazın bulunduğu yer, taşınmazın nitelikleri, davalının mesken olarak kullandığı hususları da gözetilerek kiralananın ne kadar sürede satılabileceği tespit edilerek, mecurun gösterimine bu süre ile sınırlı olarak ve davalının iş ve beşeri ilişkileri de göz önüne alınarak izin verilmesi gerekirken bu konuda araştırma yapılmadan yazılı şekilde eksik araştırmayla karar verilmesi, kabule göre de davalı kefil hakkında da olumlu olumsuz hüküm kurulmaması doğru değildir.

Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YARGITAY

6. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2015/12845

Karar Numarası: 2016/201

Karar Tarihi: 21.01.2016

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiralananın gösterilmesine izin verilmesi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, satışa çıkarılan kiralananın haftanın belli gün ve saatlerinde alıcılara gösterilmesine izin verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın davacı tarafından hafta içi Salı ve Perşembe günleri saat 18:00- 20:00 saatleri arasında, hafta sonu Cumartesi günleri ise saat 14:00-16:00 saatleri arasında 3 ay boyunca gösterilmesi hususunda izin verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, davacı kiraya verenin kiralananı satışa çıkardığını, davalı kiracının alıcıların taşınmazı görmesine izin vermediğini, hafta içi iki gün ve hafta sonu bir gün olmak üzere kiralananın gösterilmesine izin verilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı vekili kira artış oranında tarafların anlaşamadıklarını, sözlü olarak bildirimin yapıldığını, hakkın kötüye kullanıldığını, talebin reddine karar verilmesini istemiştir.

Anayasamızca teminat altına alınan özel hayatın gizliliği ve korunması ilkesi gereğince, kişinin konut dokunulmazlığı korunmaya alınmıştır. Kanunun açıkça gösterdiği hallerde usulüne göre verilmiş Hâkim kararı olmadıkça; Milli güvenlik veya kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de, kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça konuta girilemez. Ancak konut dokunulmazlığına sahip kişinin bu hakkını kullanması mutlak olmadığından yasal koşulların oluşması halinde bu hak sınırlandırılabilir. Somut uyuşmazlıkta olduğu gibi kiralayan mecuru satmak istediğinde kiracının mecuru satın almak isteyen kişilere göstermemesi halinde mahkemeye müracaat edildiğinde, mahkemece izin kararı verilmelidir. Bu husus tarafların ve mahkemenin de kabulündedir. Ne var ki, herkes hakkını objektif iyiniyet kuralları içerisinde kullanmalıdır. Mahkemece, mecurun 3 ay süre ile Salı ve Perşembe 18.00 ve 20.00, Cumartesi günleri ise 14.00 ile 16.00 saatleri arasında davacının müşterilerine kiralananın davalı tarafça gösterilmesi için izin verilmiştir. Karar bu haliyle davacıya tanınan hakkın kötüye kullanılmasına müsait olduğundan yeni uyuşmazlıkların doğmasına da sebep olacak niteliktedir. O halde mahkemece, mahallinde keşif ve uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak, ekonomik koşullar, diğer özel genel faktörler, taşınmazın bulunduğu yer, taşınmazın nitelikleri, davalının mesken olarak kullandığı hususları da gözetilerek kiralananın ne kadar sürede satılabileceği tespit edilerek, mecurun gösterimine bu süre ile sınırlı olarak ve davalının iş ve beşeri ilişkileri de göz önüne alınarak tarafların çıkarları değerlendirilerek hakkaniyete uygun denge kurulmak suretiyle izin verilmesi gerekirken bu konuda araştırma yapılmadan yazılı şekilde eksik araştırmayla karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 21/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YARGITAY

6. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2013/16845

Karar Numarası: 2014/6228

Karar Tarihi: 14.05.2014

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiralananı göstermeye izin davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, kiraya veren tarafından açılan kiralananın gösterilmesine izin istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya kapsamına ve bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm verilmiş bulunmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davalının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta taşınmazın aynı yahut kira bedeli ihtilaflı olmayıp dava kiralananı göstermeye izin verilemesi istemiyle açılmış olup vekalet ücretinin maktu olarak takdir edilmesi gerekir. Nitekim mahkemece verilen ilk hüküm bu yönden de Yargıtay tarafından bozulmuş olup mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek hüküm oluşturulduğu belirtilmiştir. Buna göre vekalet ücreti yönünden de bozma doğrultusunda maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan (2) No’lu bentte yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Click to rate this post!
[Total: 0 Average: 0]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir