Boşanma konuşulmaya başlandıktan sonra evin satışa çıkarılması, aracın anne veya babaya devredilmesi, banka hesabındaki paranın çekilmesi ya da yıllardır biriktirilen paranın başka hesaplara aktarılması sık karşılaşılan durumlardır. Tapunun veya aracın başkasına geçmesi, diğer eşte artık hiçbir hak kalmadığı anlamına gelmez. Ancak evlilik devam ederken gerçekleştirilen her satışın kendiliğinden iptal edileceği veya her para çekme işleminin mal kaçırma kabul edileceği de söylenemez.
İşlemin hukuki sonucu; malın nasıl edinildiğine, satış veya devrin ne zaman yapıldığına, gerçek bir bedel ödenip ödenmediğine ve işlemin diğer eşin katılma alacağını azaltma amacı taşıyıp taşımadığına göre belirlenir. Aile konutunun rıza alınmadan satılması ile gerçek bedelle bir aracın satılması aynı hükümlere tabi değildir. Bir taşınmazın boşanma davasından önce anneye devredilmesi ile dava açıldıktan sonra üçüncü kişiye satılması da farklı hukuki sonuçlar doğurur.
- Eşim Malları Satmaya Başladıysa İlk Olarak Ne Yapmalıyım?
- Boşanma Davası Açılmadan Önce Mal Kaçırma Nasıl Önlenir?
- Boşanmadan Önce Satılan Ev, Araba ve Arsalar Ne Olur?
- Boşanmadan Önceki Bir Yıl İçinde Satılan Mallar Mutlaka Paylaşıma Girer mi?
- Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Mal Satılırsa Hak Kaybolur mu?
- Mal Rejimi Davası Boşanma Davası Devam Ederken Açılabilir mi?
- Eş Bankadaki Parayı Çekerse Mal Paylaşımından Kurtulabilir mi?
- Eş Malı Annesine, Babasına veya Kardeşine Devrederse Ne Olur?
- Boşanmada Mal Kaçırma Nasıl İspatlanır?
- Mal Kaçırılan Evin Tapusu İptal Edilir mi?
- Malı Devralan Üçüncü Kişiden Para İstenebilir mi?
- Boşanmada Mal Kaçırmak Suç mudur?
Eşim Malları Satmaya Başladıysa İlk Olarak Ne Yapmalıyım?
Eşin kısa süre içinde taşınmazlarını satışa çıkarması, araçlarını yakınlarına devretmesi veya banka hesaplarında olağan dışı hareketler gerçekleştirmesi hâlinde işlemlerin tamamlanmasını beklemek hak kaybı ve tahsil güçlüğü yaratabilir.
Satış ilanları, tapu ve araç bilgileri, ortak banka hesabı hareketleri, daha önce gönderilmiş dekontlar ve malvarlığını elden çıkarma niyetini gösteren yazışmalar hukuka uygun biçimde korunmalıdır. Eşin banka veya sosyal medya şifresini kırarak bilgi edinmek, özel yazışmalarına izinsiz ulaşmak ya da telefonuna gizlice program yüklemek ise hukuka aykırı delil ve ceza sorumluluğu tartışmalarına yol açabilir.
Korunması istenen malvarlığının mümkün olduğunca belirlenmesi gerekir. “Eşim bütün mallarını kaçıracak.” şeklindeki genel bir iddia yerine satış ilanına çıkarılan taşınmazın adresi, biliniyorsa ada ve parsel bilgisi, aracın plakası, banka ve yaklaşık işlem tarihi gibi somut bilgilerin sunulması koruma talebini güçlendirir.
Boşanma iradesi kesinleşmişse yalnız boşanma davasının değil, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davasının ve bu davada istenebilecek koruyucu önlemlerin de gecikmeden değerlendirilmesi gerekir.
Boşanma Davası Açılmadan Önce Mal Kaçırma Nasıl Önlenir?
Boşanma davası açılmadan önce eşlerin malvarlıkları üzerinde kural olarak tasarruf yetkileri devam eder. Eşlerden biri kendi adına kayıtlı aile konutu dışındaki bir taşınmazı veya aracı satarken diğer eşin imzasını almak zorunda değildir. Bununla birlikte kanun, ailenin ekonomik varlığını korumak amacıyla bazı özel yollar öngörmektedir.
Eşlerin birlikte yaşadığı konut bakımından Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi uygulanır. Malik olan eş, diğer eşin açık rızası olmadan aile konutunu devredemez veya konut üzerindeki hakları sınırlayamaz. Aile konutu şerhi taşınmaza bu niteliği kazandıran işlem değildir; konutun fiilî kullanımından doğan korumayı tapuda görünür hâle getirir. Buna rağmen üçüncü kişinin iyiniyetiyle ilgili uyuşmazlık yaşamamak için şerh talebinin geciktirilmemesi önem taşır. Konunun ayrıntıları aile konutu şerhi ve aile konutunun satılması hakkındaki yazıda incelenmiştir.
Aile konutu dışındaki malvarlığı bakımından TMK m.199 kapsamında tasarruf yetkisinin sınırlanması istenebilir. Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektiğinde hâkim, belirlediği malvarlığı değerleri üzerindeki tasarrufların ancak diğer eşin rızasıyla gerçekleştirilebileceğine karar verebilir. Sınırlama taşınmaza ilişkinse durum tapu kütüğüne şerh edilir.
TMK m.199, eşin bütün mallarına soyut bir iddiayla toplu yasak konulmasını sağlayan genel bir tedbir değildir. Satışa çıkarılan veya devredilme tehlikesi bulunan malların ve ailenin ekonomik varlığı bakımından ortaya çıkan riskin gösterilmesi gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.05.2023 tarihli, 2023/505 E., 2023/2098 K. sayılı kararında, eşlerin fiilen ayrı yaşaması ve malik eşin malvarlığının bir bölümünü elden çıkarma yönünde somut girişimlerde bulunması nedeniyle TMK m.199 şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir. Yalnızca boşanma ihtimalinin bulunması veya eşlerin ayrı yaşaması yeterli görülmemiş; malvarlığını elden çıkarma girişimi belirleyici olmuştur.
Boşanmadan Önce Satılan Ev, Araba ve Arsalar Ne Olur?
Boşanma davasından önce satılan bir malın tasfiyede dikkate alınıp alınmayacağı, satışın gerçek ekonomik sonucuna göre belirlenir.
Evlilik içinde edinilmiş bir araç piyasa değerinden gerçek bir alıcıya satılmış ve satış bedeli eşin hesabına girmiş olabilir. Bu durumda ekonomik değer araçtan paraya dönüşmüştür. Satış bedelinin mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olup olmadığı ve nasıl kullanıldığı araştırılır.
Araç anneye satış gibi gösterilmiş, gerçekte bedel ödenmemiş ve devirden sonra da aynı eş tarafından kullanılmaya devam edilmişse işlem farklı değerlendirilir. Taşınmazın rayiç değerinin çok altında gösterilmesi, banka aracılığıyla ödeme yapılmaması, alıcının yakın akraba olması, devirden kısa süre sonra boşanma davası açılması ve satış bedelinin eşin malvarlığına girmemesi mal kaçırma iddiasını destekleyebilir.
Malın satılmış olması kadar satışın karşılığında gerçek bir ekonomik değerin elde edilip edilmediği ve bu değerin nereye gittiği önemlidir.
Boşanmadan Önceki Bir Yıl İçinde Satılan Mallar Mutlaka Paylaşıma Girer mi?
Türk Medeni Kanunu’nun 229. maddesinde yer alan bir yıllık süre, boşanmadan önce gerçekleştirilen bütün satışları kapsamaz.
Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan yapılan ve olağan hediye niteliğini aşan karşılıksız kazandırmalar tasfiye hesabına eklenir. Malın gerçek bedelle satılması karşılıksız kazandırma değildir. Buna karşılık görünürde satış yapılmasına rağmen gerçekte bedel ödenmemişse işlemin niteliği ayrıca araştırılır.
TMK m.229 ayrıca mal rejimi devam ederken diğer eşin katılma alacağını azaltma amacıyla yapılan devirleri de kapsamaktadır. Bu ihtimalde kanunda bir yıllık sınır bulunmamaktadır. Boşanma davasından iki veya üç yıl önce gerçekleştirilen bir işlem de katılma alacağını azaltma amacı ispatlandığında tasfiye hesabında dikkate alınabilir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.10.2018 tarihli, 2016/14281 E., 2018/17838 K. sayılı kararında, iki taşınmazın boşanma davasından yaklaşık beş buçuk ay önce aynı gün davalı eşin kardeşine devredilmesi, diğer eşin katılma alacağını azaltma amacıyla yapılmış bir işlem olarak kabul edilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 30.11.2023 tarihli, 2022/6799 E., 2023/5802 K. sayılı kararında da evlilik içinde edinilen taşınmazın, eşlerin uzun süredir ayrı yaşadığı dönemde ve boşanma davasından önce üçüncü kişiye devredilmesi TMK m.229 kapsamında değerlendirilmiş; taşınmazın eklenecek değer olarak tasfiyeye alınması benimsenmiştir.
Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Mal Satılırsa Hak Kaybolur mu?
Boşanma kararı verilip kesinleştiğinde, edinilmiş mallara katılma rejimi boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren sona ermiş sayılır. Tasfiyede esas alınacak malvarlığı bakımından boşanma davasının açıldığı tarih bu sebeple önemlidir.
Boşanma davasının açıldığı tarihte eş adına kayıtlı bulunan araç veya taşınmazın dava devam ederken satılması, diğer eşin mal rejiminden doğan alacağını ortadan kaldırmaz. Ancak devir, ileride hükmedilecek para alacağının tahsilini zorlaştırabilir. Eş adına başka bir mal kalmaması hâlinde alacak hakkı bulunmasına rağmen fiilî tahsil sorunu yaşanabilir.
Boşanma davasından sonra gerçekleştirilen devir, mal rejimi sona erdikten sonra yapıldığı için teknik anlamda TMK m.229 kapsamındaki eklenecek değerlerden değildir. Malın boşanma davasının açıldığı tarihte mevcut olması sebebiyle tasfiyede dikkate alınması ile üçüncü kişinin sorumluluğu birbirinden ayrılmalıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.04.2022 tarihli, 2021/5633 E., 2022/3253 K. sayılı kararında, boşanma davasından sonra üçüncü kişiye yapılan satışın TMK m.229 kapsamında eklenecek değer olmadığı kabul edilmiştir. Kararda, bu devir nedeniyle üçüncü kişinin TMK m.241 kapsamında kendiliğinden sorumlu tutulamayacağı da belirtilmiştir.
Mal Rejimi Davası Boşanma Davası Devam Ederken Açılabilir mi?
Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davası, boşanma davası devam ederken ayrı bir dava olarak açılabilir. Ancak katılma alacağı hakkında nihai karar verilebilmesi için mal rejiminin sona ermesi gerekir. Bu sebeple mal rejimi davasında boşanma davasının sonucu bekletici mesele yapılır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20.11.2024 tarihli, 2024/1259 E., 2024/8910 K. sayılı kararında, derdest boşanma davası bulunduğu hâlde mal rejiminin tasfiyesi davasının reddedilmesi doğru bulunmamış ve boşanma davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
Mal rejimi davasının boşanma devam ederken açılması, tehlike altındaki taşınmazların, araçların, şirket hisselerinin ve banka hesaplarının uyuşmazlık konusu olarak gösterilmesine imkân verebilir. İlgili kurum kayıtlarının getirtilmesi ve şartları oluşmuşsa koruyucu önlem uygulanması talep edilebilir.
Buna karşılık yalnızca boşanma davasının açılması eş adına kayıtlı bütün malların devrini kendiliğinden engellemez. İhtiyati tedbir talebinde bulunulması ve tedbir istenen mal ile korunmak istenen hak arasındaki ilişkinin açıklanması gerekir. Mal rejimi tasfiyesi ve mal paylaşımı davası hakkındaki yazıda davanın kapsamı ayrıca açıklanmaktadır.
Eş Bankadaki Parayı Çekerse Mal Paylaşımından Kurtulabilir mi?
Paranın banka hesabından çekilmiş olması, ekonomik değerin ortadan kalktığını tek başına göstermez. Para başka bir hesaba aktarılmış, altın veya araç alınmış, kasada tutulmuş ya da üçüncü bir kişiye gönderilmiş olabilir.
Banka hesap hareketleri mahkeme aracılığıyla getirtilerek paranın hangi tarihte çekildiği, başka bir hesaba aktarılıp aktarılmadığı ve bilinen bir üçüncü kişiye gönderilip gönderilmediği araştırılabilir. Özellikle boşanma sürecine yakın tarihlerde yapılan yüksek miktarlı nakit çekimleri ve yakın akrabalara yönelen para transferleri önem taşır.
Her para çekme işlemi mal kaçırma olarak değerlendirilemez. Ailenin olağan giderleri, çocukların ihtiyaçları, gerçek bir borcun ödenmesi ve zorunlu harcamalar somut olayın özelliklerine göre dikkate alınır. Paranın evlilikten önce edinilmiş, miras yoluyla gelmiş veya kişisel mal niteliğinde olması da sonucu değiştirir.
Banka hesaplarının tasfiyedeki durumu boşanmadan önce banka hesabındaki paranın çekilmesi başlıklı yazıda ayrıntılı biçimde incelenmiştir.
Eş Malı Annesine, Babasına veya Kardeşine Devrederse Ne Olur?
Yakın akrabaya yapılan her satış muvazaalı değildir. Bir kişi annesine, babasına veya kardeşine gerçek bedelle mal satabilir. Akrabalık ilişkisi tek başına devir işlemini geçersiz hâle getirmez.
Bununla birlikte satış bedelinin ödenmemesi, tapuda gerçek değerin çok altında bedel gösterilmesi, malın devreden eş tarafından kullanılmaya devam edilmesi ve işlemin boşanma sürecine yakın yapılması birlikte değerlendirildiğinde mal kaçırma veya muvazaa iddiası güçlenebilir.
Malın eş adına kayıtlıyken sonradan yakın akrabaya devredilmesi ile satın alma bedelinin eş tarafından ödenmesine rağmen malın baştan anne, baba veya başka bir kişi adına alınması aynı hukuki işlem değildir. Mal en başından üçüncü kişi adına alınmışsa satın alma bedelini kimin ödediği, malı fiilen kimin kullandığı ve tapu malikiyle parayı ödeyen kişi arasındaki hukuki ilişki incelenir. Bu ihtimal eşin parasını ödeyip malı başkası adına alması hakkındaki yazıda ayrıca değerlendirilmiştir.
Boşanmada Mal Kaçırma Nasıl İspatlanır?
Mal kaçırma iddiası çoğu zaman tek bir belgeyle değil, birbiriyle bağlantılı olguların birlikte değerlendirilmesiyle ispatlanır. Tapu kayıtları, resmi senetler, araç tescil kayıtları, noter satış belgeleri, banka hareketleri, kredi kayıtları, satış ilanları ve hukuka uygun biçimde elde edilmiş yazışmalar kullanılabilir.
Devrin boşanma davasından hemen önce gerçekleştirilmesi, birden fazla malın kısa süre içinde elden çıkarılması, malın yakın akrabaya geçirilmesi, gerçek satış bedelini gösteren bir para hareketinin bulunmaması ve devredilen malın önceki malik tarafından kullanılmaya devam edilmesi mal kaçırma iddiası bakımından önem taşır.
Eşin bütün banka hesaplarına veya özel bilgilerine doğrudan ulaşmak her zaman mümkün değildir. Buna rağmen kullanılan bankanın adı, yaklaşık işlem tarihi, para miktarı, taşınmazın adresi veya aracın plakası gibi bilgiler mahkemeden ilgili kayıtların istenmesini kolaylaştırır.
Mal Kaçırılan Evin Tapusu İptal Edilir mi?
Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi kural olarak parasal alacak doğurur. Evlilik içinde edinilen evin veya aracın yarısı kendiliğinden diğer eş adına geçirilmez. Diğer eş, hesaplanan artık değer üzerinden katılma alacağına hak kazanır.
TMK m.229 kapsamında devredilen bir malın değeri tasfiye hesabına eklenebilir. Fakat malın hesaba eklenmesi, üçüncü kişi adına oluşan tapu kaydının otomatik olarak iptal edileceği anlamına gelmez.
Tapu iptali ve tescil istenebilmesi için aile konutunun rıza alınmadan devredilmesi, muvazaa veya başka bir bağımsız hukuki sebebin bulunması gerekir. İleri sürülecek hukuki sebep, davanın taraflarını, görevli mahkemeyi, ispat yükünü ve talep edilebilecek sonucu değiştirir.
Malı Devralan Üçüncü Kişiden Para İstenebilir mi?
Türk Medeni Kanunu’nun 241. maddesi, belirli şartlar altında kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişiye karşı alacak davası açılmasına imkân vermektedir.
Bu yolun kullanılabilmesi için TMK m.229 kapsamında tasfiye hesabına eklenmesi gereken bir kazandırma veya devir bulunmalı ve borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamaya yetmemelidir. Üçüncü kişinin sorumluluğu, elde ettiği yarar ve eşten tahsil edilemeyen miktarla sınırlıdır. Üçüncü kişi, borçlu eşle birlikte katılma alacağının tamamından kendiliğinden sorumlu olmaz.
Dava hakkı, hakkın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıl içinde kullanılmalıdır. Bu sürelerin geçirilmesi üçüncü kişiye yöneltilecek talebin kaybedilmesine yol açabilir.
Boşanmada Mal Kaçırmak Suç mudur?
Eşin kendi adına kayıtlı taşınmazı veya aracı satması ya da banka hesabındaki parayı çekmesi tek başına “eşten mal kaçırma” adı altında bağımsız bir suç oluşturmaz. Uyuşmazlık çoğunlukla mal rejiminin tasfiyesi ve alacağın tahsili kapsamında çözümlenir.
Devir sırasında sahte imza veya belge kullanılması, tehdit, cebir ya da kanundaki özel şartları taşıyan ve alacaklıyı zarara uğratmayı amaçlayan işlemlerin bulunması hâlinde ceza hukuku bakımından ayrıca inceleme yapılabilir. Ceza sorumluluğu boşanma sürecinde mal devredilmiş olmasından değil, gerçekleştirilen somut fiilin kanunda suç olarak düzenlenmesinden doğar.
Boşanmada mal kaçırma iddiasında uygulanacak yol, işlemin hangi aşamada gerçekleştirildiğine göre belirlenir. Devir henüz yapılmamışsa aile konutu koruması ve tasarruf yetkisinin sınırlandırılması; boşanma davasından önce yapılmışsa TMK m.229 ve işlemin gerçekliği; dava açıldıktan sonra yapılmışsa malın dava tarihindeki durumu ile alacağın tahsil riski değerlendirilir. Tapudaki son kayıt kadar malın hangi gelirle edinildiği, satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği ve ekonomik değerin nereye aktarıldığı da uyuşmazlığın sonucunu belirler.