"Enter"a basıp içeriğe geçin

Boşanma davasında gizli duruşma olur mu?

Öncelikle şunların altını çizmekte fayda var;

  • Boşanma davasında gizli tanık olmaz
  • Boşanma davasında baştan sona tüm duruşmalar gizli yapılmaz

Türk hukukunda davaların aleniyeti ilkesine göre duruşmalar açık yapılır. Yani salonda bir taşkınlık ve saygısızlık yapmamak kaydıyla isteyen her kes girip duruşma dinleyebilir. Aleniyet ilkesi temelinde tarafların hukuk güvenliğini sağlamak için konulmuş önemli bir ilkedir.

HMK Madde 28 e göre

1- Duruşma ve kararların bildirilmesi alenidir.

2- Duruşmaların bir kısmının veya tamamının gizli olarak yapılmasına ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut resen mahkemece karar verilebilir.

3-Tarafların gizlilik talebi ön sorunlar hakkındaki hükümler çerçevesinde gizli duruşmada incelenir ve karara bağlanır. Hâkim, bu kararının gerekçelerini, esas hakkındaki kararı ile birlikte açıklar.

4-Hâkim, gizli yargılama işlemleri sırasında hazır bulunanları o yargılamayla ilgili edindikleri bilgileri açıklamamaları hususunda uyarır ve 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun gizliliğin ihlaline ilişkin hükmünün uygulanacağını ihtar ederek bu hususu tutanağa geçirir.

Tarafları utandırabilecek konuların açığa çıkacağı oturumlarda duruşmanın gizli yapılması talep edilebilir mi?

Medeni kanun 184-6 ya göre Hakim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir.

Hakim burada duruşmanın gizli yapılmasını gerektirecek koşulların olup olmadığını takdir edecek ve ona göre gizli duruşma kararı verecektir. Tanık beyanları ve sunulacak delillerin içeriğine göre bir inceleme yapılacaktır. Beyanlardan zarar görebilecek küçük çocukların varlığına, verilecek beyanların genel ahlaka aykırı olup olmamasına, tarafların topluma mal olmuş kişiler olup olmadığına göre bir değerlendirme yapılır.

Yani sadece tarafların talebiyle dinleyicileri salondan uzak tutmak için gizlilik kararı alınamaz.

Duruşma gizli yapılsa dahi şahit beyanları tutanağa geçer ve gerekçeli kararda yazılır. Tutanaklar mahkemede dosyaya ulaşma imkanı olan kişilerce her zaman okunabilir.

Belli bir süre sonra dosyalar imha edilse de gerekçeli kararlar koçanlar halinde saklanır ve imha edilmez. Ayrıca hükmün sonuç doğurması için gerekçeli kararın tebliğ alınması gerekir. gerekçeli karar postacı tarafından tebliğe çıkarılınca bazen evde yaşayan akrabaya arkadaşa tebliğ edilebilir. bu durumda da gizli duruşma yapılması istenecek kadar sıkıntı yaratan durumlar açığa çıkabilir.

Gizli duruşma yapılması istenecek kadar sıkıntı yaratan durumlarda anlaşmalı boşanma yoluna gidilerek olayların açığa çıkması engellenebilir.

Bazı örnek yargı kararları:

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2015/16788

Karar Numarası: 2016/9300

Karar Tarihi: 05.05.2016

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Mahkemece 08.05.2015 tarihli duruşma gizli yapılmıştır. Duruşmaların bir kısmının veya tamamının gizli olarak yapılmasına ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut resen mahkemece karar verilebilir(HMK m. 28/2.) Türk Medeni Kanununun 184/6. maddesinde ise boşanma davalarında taraflardan birinin istemi üzerineduruşmanın gizli yapılabileceği öngörülmüştür. Somut olaya gelince; tarafların duruşmanın gizli yapılmasına dair talebi bulunmamakla birlikte kamu güvenliği ve genel ahlakın kesin olarak gerekli kıldığı bir hal de mevcut değildir. Hal böyle iken duruşmanın gizli yapılması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

SOMUT: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05.05.2016

YARGITAY

18. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2012/6905

Karar Numarası: 2012/8337

Karar Tarihi: 02.07.2012

MAHKEME KARARLARININ ALENEN TEFHİM EDİLMESİ GEREKTİĞİ

ÖZET: Mahkemece hangi gerekçeyle gizlilik kararı verdiğini de açıklamadan, gizlilik kararı verilmesinin koşulları bulunup bulunmadığını tartışmadan gizlilik kararı verip hükmü gizli tefhim etmesi doğru görülmemiştir.

Dava dilekçesinde, A. R.’nin, M. K.’nin oğlu olmadığının tespitiyle soybağının reddi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili  dava dilekçesinde, davacının nüfus kaydında babası görünen M. K.’nin gerçekte davacının babası olmadığını ileri sürerek soybağının reddini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden soybağının reddine dair davanın 19.3.2008 tarihinde açıldığı, yargılama sırasında katılan M. T. vekilinin istemi üzerine 24.9.2008 tarihli oturumda Türk Medeni Kanununun 184/6. maddesi gereğince duruşmaların gizli yapılmasına karar verildiği, 2.11.2011 tarihli son duruşmanın da gizli yapıldığı ve aynı oturumda gizlilik kararı kaldırılmadan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Oysa gerek Anayasanın koymuş olduğu yargılamanın açıklığı kuralı, gerekse H.U.M.K.nun 382. maddesi uyarınca, karar gizli olarak görüşülerek verilir ve alenen tefhim edilir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 28. maddesi uyarınca da kararların bildirilmesi alenidir. Kaldı ki mahkeme gerekçesinde belirtilen Türk Medeni Kanununun 184/6. maddesi  boşanma davalarında yargılama usulüne duruşmaların gizli yapılmasına dair olup soybağına dair davalardaki yargılama usulü ise aynı Kanunun 284. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede belirtilen kurallar saklı kalmak kaydıyla soybağına dair davalarda H.U.M.K. uygulanır. H.U.M.K.nun 149. maddesi uyarınca duruşma herkese açıktır. Genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde, duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına mahkemece karar verilebilir. Ne var ki davanın açıldığı ve gizlilik kararının verildiği tarihte H.U.M.K.nu yürürlükte bulunmaktadır. Bu kanunun 149. maddesine göre; yargılamanın kural olarak açık yapılması gerekir. Duruşmanın açık yapılmasının adap ve genel ahlaka hakikaten aykırı olduğu hallerde mahkeme, gerekçesini göstermek suretiyle yargılamanın gizli olarak yapılmasına karar verebilir. Mahkemece yukarda belirtilen hususlar dikkate alınmadan hangi gerekçeyle gizlilik kararı verdiğini de açıklamadan, gizlilik kararı verilmesinin koşulları bulunup bulunmadığını tartışmadan gizlilik kararı verip hükmü gizli tefhim etmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir