Aşırı Borçlanma ve Eve Haciz Gelmesi Boşanma Sebebidir

Evet. Eve haciz gelmesine yol açacak düzeyde borçlanma, Türk Medeni Kanunu kapsamında boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.

Eşin;

  • aşırı borçlanması,
  • borcu alışkanlık haline getirmesi,
  • eşinden habersiz kredi çekmesi,
  • eşin rızası olmadan kefil olması,
  • bu borçlar nedeniyle aile konutuna haciz gelmesine sebep olması,

evlilik birliğinin temelinden sarsılması anlamına gelir. Bu tür davranışlar, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda manevi yönden de diğer eşi yıpratıcı niteliktedir.

Eşten Habersiz Borçlanma ve Kredi Çekmek Kusur Sayılır mı?

Evlilik birliği içinde eşlerin, mali konularda birlikte hareket etme ve birbirini bilgilendirme yükümlülüğü vardır.
Bu nedenle;

  • eşten habersiz kredi çekilmesi,
  • sürekli borç yapılması,
  • ortak yaşamı riske sokacak mali kararlar alınması,

mahkemeler tarafından kusurlu davranış olarak değerlendirilir ve boşanma davasında davacı lehine sonuç doğurabilir.

Borçlanma Nedeniyle Manevi Tazminat İstenebilir mi?

Evet. Borçlanma nedeniyle açılan boşanma davalarında, şartları oluştuğunda manevi tazminat talep edilebilir.

Eşin aşırı borçlanması;

  • aile huzurunu bozuyor,
  • evin icra tehdidi altına girmesine yol açıyor,
  • diğer eşin toplum içindeki itibarını ve psikolojik bütünlüğünü zedeliyorsa,
İlginizi çekebilir:  DÜĞÜNDE TAKILAN ALTINLAR KİME AİTTİR?

bu durum kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilir.
Bu halde, Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesi uyarınca davacı eş lehine manevi tazminata hükmedilebilir.

Aşırı Harcama ve Kumar Nedeniyle Vesayet Talep Edilebilir mi?

Borçlanma yalnızca boşanma sebebi olmakla kalmaz; bazı durumlarda vesayet altına alma talebine de dayanak oluşturabilir.

Eşin veya yakın bir aile ferdinin;

  • kontrolsüz harcama yapması,
  • sürekli kumar oynaması,
  • aile bütçesini tehlikeye sokacak şekilde malvarlığını tüketmesi,

halinde, Türk Medeni Kanunu kapsamında vesayet altına alınması talep edilebilir. Buradaki amaç, kişinin ve ailesinin ekonomik güvenliğini korumaktır.

Ailenin Ekonomik Varlığının Korunması Talep Edilebilir mi?

Evet. Türk Medeni Kanunu, eşlerden birinin ailenin ekonomik varlığını tehlikeye düşürmesi halinde, diğer eşe mahkemeden koruyucu önlemler talep etme hakkı tanımıştır.

Bu talep, boşanma davası açılmadan da ileri sürülebilir. Amaç; evlilik birliği devam ederken, aile bütçesinin ve malvarlığının geri dönülmez şekilde zarar görmesini önlemektir.

Hangi Hallerde Ailenin Ekonomik Varlığının Korunması İstenir?

Mahkemeler özellikle şu durumlarda bu talebi kabul etmektedir:

  • Eşin aşırı ve kontrolsüz harcama yapması,
  • Sürekli borçlanarak aileyi icra tehdidi altına sokması,
  • Eşten habersiz kredi çekmesi veya kefil olması,
  • Kumar, bahis veya benzeri alışkanlıklarla malvarlığını tüketmesi,
  • Ortak gelirleri tek başına ve sorumsuz şekilde kullanması.

Bu haller, evlilik birliğinden doğan sadakat ve özen yükümlülüğüne aykırılık oluşturur.

Ailenin Ekonomik Varlığının Korunması İçin Mahkeme Ne Tür Önlemler Alır?

Mahkeme, talep üzerine veya gerekli görürse re’sen şu önlemlere karar verebilir:

  • Belirli malvarlığı işlemleri için diğer eşin rızasının aranması,
  • Banka hesapları, taşınmazlar veya araçlar üzerinde tasarruf yetkisinin sınırlandırılması,
  • Aile gelirlerinin kontrollü şekilde kullanılmasına karar verilmesi,
  • Gerekirse eşin belirli ekonomik işlemleri yapmasının yasaklanması.
İlginizi çekebilir:  Boşanma Davası Açılması Sadakat Yükümlülüğünü Ortadan Kaldırmaz

Bu kararlar, eşin tüm yetkilerini ortadan kaldırmaz; yalnızca ailenin ekonomik güvenliğini korumaya yöneliktir.

Aşırı Harcama ve Savurganlık Nedeniyle Maddi Tazminat İstenebilir mi?

Eşin aşırı harcama yapması, aile bütçesini kontrolsüz biçimde tüketmesi ve ortak yaşamı ekonomik olarak sürdürülemez hale getirmesi halinde, boşanma davasında maddi tazminat talep edilmesi mümkündür.

Özellikle;

  • evlilik birliği devam ederken alkol kumar gibi kötü alışkanlıklar edinilmesi
  • lüks ve gereksiz harcamalarla ortak birikimlerin tüketilmesi,
  • borçlanma nedeniyle aile konutunun icra tehdidi altına girmesi,

durumlarında, kusursuz veya daha az kusurlu eş; Türk Medeni Kanunu’nun 174/1. maddesi uyarınca maddi tazminat isteyebilir.
Burada amaç, evlilik süresince edinilen ekonomik kazanımların haksız biçimde yok edilmesinin telafi edilmesidir.

Aşırı Harcama ve Borçlanma Manevi Tazminat Sebebi midir?

Evet. Aşırı harcama ve borçlanma yalnızca ekonomik zarar doğurmaz; aynı zamanda manevi yıkıma da neden olabilir.

Eşin;

  • sürekli borç yapması,
  • icra dosyalarıyla diğer eşi baskı altına alması,
  • aile çevresi ve toplum içinde küçük düşürücü sonuçlar doğurması,

diğer eşin kişilik haklarına açık bir saldırı niteliği taşır. Bu nedenle, boşanma davasında manevi tazminat talep edilmesi mümkündür ve Yargıtay uygulaması da bu yöndedir.

Aşırı Harcama Ekonomik Şiddet Sayılır mı?

Uygulamada giderek kabul gören bir görüşe göre;
eşin kontrolsüz biçimde borçlanması, ortak gelirleri tek taraflı tüketmesi ve diğer eşi sürekli ekonomik baskı altında bırakması, ekonomik şiddet olarak değerlendirilmektedir.

İlginizi çekebilir:  18 Yaşından Büyük Kız Çocuğu Kaç Yaşına Kadar Nafaka Alır?

Bu tür davranışlar;

  • evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına,
  • eşler arasındaki güven ilişkisinin tamamen ortadan kalkmasına,

neden olur ve boşanma davasında kusur değerlendirmesinde ağır kusur olarak kabul edilebilir.

Boşanma ile ilgili örnek karar aşağıdadır:

T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas No:2012/14896 Karar No:2013/1651

MAHKEMESİ :Konya 3. Aile Mahkemesi

TARİHİ :20.12.2011
NUMARASI :Esas no:2010/64 Karar no:2011/1049

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kocanın tüm, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı kocanın birlik görevlerini yerine getirmediği, aşırı borçlanarak müşterek eve haciz gelmesine sebep olduğu anlaşılmaktadır. Bu olaylar mahkemece de sabit görülmüş ve boşanma sebebi kabul edilmiştir. Davalının gerçekleşen bu eylemleri davacı eşin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmasına ve davacı yararına Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşullarının gerçekleşmesine göre; davacı yararına tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile kusur durumları da dikkate alınarak; uygun miktarda manevi tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. 
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcını yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Değerlendirme

Paylaş:

Daha Fazla Yazı

KIDEM TAZMİNATI (2026)

İşçinin, işyerinde çalıştığı yılların karşılığı olarak hak kazandığı paraya “kıdem tazminatı” denir. Bir başka anlatımla, işçinin işyerine sadakatinin karşılığı olarak

Devamı»

İŞÇİNİN REKABET YASAĞI

Son zamanlarda yurtdışında süreli/süresiz projelerde çalışmaya giden Türk işçilerin sayısı artmaktadır. Türk işçilerin iş sözleşmelerinde genellikle “rekabet yasağı” maddesi yer

Devamı»

Narsist Eşten Nasıl Boşanılır?

Eşimin Narsist Olduğunu Öğrendim! Son dönemlerde psikolog seanslarında, danışanların eşlerinin kendilerine yönelik davranışlarını anlatmaları üzerine “eşiniz narsist” şeklinde teşhis konulmasıyla

Devamı»

Mesaj Gönderin

Whatsapp danışma için tıklayın