"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kadın boşandığı eşinin soyadını kullanabilir mi?

Evlendikten sonra çift soyad kullanmayıp sadece eşinin soyadı ile kariyer basamaklarını çıkan kadınlar boşanmaları halinde büyük sorunlar yaşamaktadır. Kadın eğer kocasının soyadı ile kariyer yapmışsa, boşanması halinde bekarlık soyadına dönmesi maddi ve manevi kayıp yaratabilmektedir.

Kadın eğer boşandıktan sonra kocasının soyadını kullanmakta menfaati oluduğunu ve boşandıktan sonra eşinin soyadını kullanmasının eşine zarar vermeyeceğini mahkemede ispatlarsa, hayatına eşinin soyadı ile devam edebilir.

Bu davada görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Dava için 1 yıllık zamanaşımı vardır. Zamanaşımı defisi ileri sürülmediğinde mahkemece re’sen göz önüne alınmaz.

Kadın sonrasında bu soyadını kullanmakta menfaatinin kalmadığı gerekçesiyle bekarlık soyadına geri dönebilir.


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2007/19005 E. 2009/5094 K. 19.03.2009 tarihli kararında “Toplanan delillerden, tarafların 26 yıl evli kaldıkları, davacı kadının bu süre içinde çeşitli üniversitelerden mezun olduğu ve diplomalarında, yüksek lisans tezlerinde, katılım belgelerinde, sertifikalarında, bankacılık işlemleri ile emeklilik işlemlerinde evlilik soyadını kullandığı anlaşılmaktadır. Toplanan delillerle davacının davalının soyadını kullanmasının davalıya bir zarar vermeyeceği, davalının soyadını kullanılmasında davacının menfaatinin bulunduğu kanıtlanmıştır.” hükmü getirilmiştir.


‌T.C.
YARGITAY
2. Hukuk Dairesi

Esas : 2004/5317
Karar : 2004/5992
Tarih : 10.05.2004

ÖZET : Medeni Kanununun 178. maddesi, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakkının boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağını hükme bağlamıştır. Zamanaşımı definin davaya cevap süresi içersinde ileri sürülmesi halinde incelenmesi imkan dahilindedir. (HUMK.m.189,195) Davalı cevap dilekçesinde zamanaşımı defi´ni ileri sürmemiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında işin esasının incelenmesi gerekirken hak düşürücü süre olarak algılanıp, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

(4721 s. MK. m. 173, 178) (1086 s. HUMK. m. 189, 195)

KARAR METNİ :
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı kocasının soyadının kullanmasına karar verilmesini istemiştir. Taraflar 31.3.1997´de boşanmış, dava ise 7.11.2003´te açılmıştır.

Medeni Kanununun 178. maddesi, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakkının boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağını hükme bağlamıştır. Zamanaşımı definin davaya cevap süresi içersinde ileri sürülmesi halinde incelenmesi imkan dahilindedir. (HUMK.m.189,195) Davalı cevap dilekçesinde zamanaşımı defi´ni ileri sürmemiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında işin esasının incelenmesi gerekirken hak düşürücü süre olarak algılanıp, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 10.05.2004

 

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir