Kadın boşandığı eşinin soyadını kullanabilir mi?

Boşanma sonrası kadınlar için kocasının soyadını kullanma hakkı, hem sosyal hem de kariyer açısından önemli bir konudur. Özellikle evlilik süresince eşinin soyadı ile tanınmış ve kariyer basamaklarını bu isimle çıkmış kadınlar, bekarlık soyadına dönmek zorunda kalırlarsa maddi ve manevi kayıplar yaşayabilir.

E-Devlet veya Kaymakamlık Üzerinden Soyadı Değişimi

Geçmişte bazı dönemlerde E-Devlet veya kaymakamlık aracılığıyla soyadı değişikliği hakkı tanınmıştır. Ancak bu uygulamalarda da, boşanmış kadınların eski kocanın soyadını kullanabilmesi için mahkeme yoluna başvurması gerekirdi.

Anlaşmalı Boşanmalarda Soyadının Kullanımı

Anlaşmalı boşanmalarda taraflar, boşanılan kocanın soyadının kullanımına dair özel madde ekleyebilir. Bu madde, kadının boşandıktan sonra soyadı ile ilgili haklarını açıkça güvence altına alır ve ileride olası anlaşmazlıkları önler.

Boşandığı Eşinin Soyadını Kullanmak İçin Mahkemeye Nasıl Başvurulur

Boşandıktan sonra kocasının soyadını kullanmak isteyen kadın, mahkemeye dava açmalıdır. Bu davada görevli mahkeme Aile Mahkemesi, davalı taraf eski kocadır

Kadın, mahkemede kocasının soyadını kullanmasının kendi yaşamına katkı sağlayacağını ve boşandıktan sonra bu kullanımın eski eşine herhangi bir zarar vermeyeceğini ispat etmelidir.

Hangi Durumlarda Mahkeme Soyadı Kullanımına İzin Verir

  • Kadının iş ve kariyer yaşamında, eşinin soyadıyla tanınmış ve bu isimle profesyonel bir kimlik oluşturmuş olması.
  • Kadının bu soyadını sosyal hayatta veya medyada bilinir kılarak ün kazanmış olması.
  • Çocuğun soyadının anne ve çocuk arasında farklılık yaratmasının, çocuğun psikolojik veya sosyal yararına uygun olmaması.
  • Kadının diploma, tez, sertifika ve resmi belgelerinde eski eşin soyadının yer alması ve bu belgelerin kullanımının hayatını etkilemesi.
  • Kadının önceki evliliğinden kalan veya dul soyadını tekrar almak istememesi.
  • Kadının kamuda çalışması veya resmi işlemlerde soyadının kullanılması ve bunun hayatını kolaylaştırması.
  • Kadının, boşandığı eşin soyadını kullanmasının eski eşin hak ve çıkarlarına zarar vermeyeceğinin mahkeme önünde kanıtlanmış olması.
İlginizi çekebilir:  Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma

Kadın Daha sonda Eski Eşinin Soyadını Kullanmayı Bırakmak İçin Dava Açabilir mi?

Evet kadın her zaman bir dava açarak bekarlık soyadına geçebilir. Bunda koşulların değişmiş olduğunu gerekçe göstermelidir.

Kadın Eski Eşinden İzin Almadan Soyadını Kullanmaya Devam Ediyorsa Eski Eş Ne Yapabilir?

Soyadı kullanımından ötürü elatmanın önlenmesi davasına dair örnek içtihat en sona eklenmiştir. Soyadı kullanımı aşağılayıcı, kötü niyetli olmadıkça ihlal olarak değerlendirilmediği görülmektedir.

 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2007/19005 E. 2009/5094 K. 19.03.2009 tarihli kararında “Toplanan delillerden, tarafların 26 yıl evli kaldıkları, davacı kadının bu süre içinde çeşitli üniversitelerden mezun olduğu ve diplomalarında, yüksek lisans tezlerinde, katılım belgelerinde, sertifikalarında, bankacılık işlemleri ile emeklilik işlemlerinde evlilik soyadını kullandığı anlaşılmaktadır. Toplanan delillerle davacının davalının soyadını kullanmasının davalıya bir zarar vermeyeceği, davalının soyadını kullanılmasında davacının menfaatinin bulunduğu kanıtlanmıştır.” hükmü getirilmiştir.

‌T.C.
YARGITAY
2. Hukuk Dairesi

Esas : 2004/5317
Karar : 2004/5992
Tarih : 10.05.2004

ÖZET : Medeni Kanununun 178. maddesi, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakkının boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağını hükme bağlamıştır. Zamanaşımı definin davaya cevap süresi içersinde ileri sürülmesi halinde incelenmesi imkan dahilindedir. (HUMK.m.189,195) Davalı cevap dilekçesinde zamanaşımı defi´ni ileri sürmemiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında işin esasının incelenmesi gerekirken hak düşürücü süre olarak algılanıp, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

İlginizi çekebilir:  Nafaka hakkında merak edilenler

(4721 s. MK. m. 173, 178) (1086 s. HUMK. m. 189, 195)

KARAR METNİ :
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı kocasının soyadının kullanmasına karar verilmesini istemiştir. Taraflar 31.3.1997´de boşanmış, dava ise 7.11.2003´te açılmıştır.

Medeni Kanununun 178. maddesi, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakkının boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağını hükme bağlamıştır. Zamanaşımı definin davaya cevap süresi içersinde ileri sürülmesi halinde incelenmesi imkan dahilindedir. (HUMK.m.189,195) Davalı cevap dilekçesinde zamanaşımı defi´ni ileri sürmemiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında işin esasının incelenmesi gerekirken hak düşürücü süre olarak algılanıp, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 10.05.2004

Eski eşin soyadı kullanımına dair elatmanın önlenmesi davası yönünden örnek karar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2009/11693 E.  ,  2010/11245 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 20/02/2008 gününde verilen dilekçe ile isme yapılan haksız müdahalenin meni ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/06/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 02/11/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı adına gelen olmadı, karşı taraftan davacı vekili Avukat… geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, Medeni Yasa’nın 26. maddesi uyarınca adın korunmasına ilişkin olup davacı, kişisel başarı ve çaba ile “…” soyadının Türkiye ve Dünya’da tıp ve eğitim alanında tanınmasını sağladığını, üniversite çevresinde “…” denince akla kendisinin geldiğini, bilim, sanat, siyaset ve eğitim alanında herkes tarafından tanındığını, bu soyadın Türkiye’de sadece kendi ailesi tarafından kullanıldığını; davalının eğitim ve danışmanlık alanında soyadını taşıyan ticari işletme ve internet sitesi kurarak haksız kazanç elde ettiğini sürerek, “…” soyadına el atmanın önlenmesini, aynı soyadı ile davalı tarafından işletilen internet sitesinin kapatılması, soyadının kullanıldığı tüm basılı belgeden silinmesi ve haksız kullanım nedeniyle uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı ise, 21.08.2004 doğumlu olan oğlunun adının “…” olduğunu, davacının uğraşı alanından farklı olarak kurumsal eğitim, koçluk ve kariyer geliştirme alanında … gördüğünü, davacının soyadını kullanarak hiçbir … almadığını, tanımadığı davacının adına haksız el atmadığını müdahalenin bulunmadığını belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının “…” soyadı ile Türkiye’de ve Dünya’da tıp alanında tanındığı; 21.08.2004 doğumlu “…” adında oğlu bulunan davalının, “… Eğitim Danışmanlık …” ticari unvanlı şirketin sahibi olduğu, 07.02.2006 günü işe başlayan işletmenin, “… , Eğitim Danışmanlık Hizmetleri …” unvan değişikliği ile faaliyetine devam ettiği; davacı ile davalının …Enstitüsüne başvurarak “…” adının marka olarak tescilini istedikleri, davacının başvurusunun reddedildiği, davalının 16.07.2008 gün ve 2008/42330 sayılı marka tescili ile başvurusuna davacının itiraz ettiği; aynı konuda başka başvuruların da bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece; davalının, davacının soyadı ile aynı adı taşıyan çocuğunun bulunduğu, çocuğun doğum tarihi ile davalının sahibi olduğu işletmenin faaliyete başladığı tarih, tarafların …Enstitüsü’ne ayrı ayrı başvurmuş olmaları ve davacının başvurusunun reddedilmiş olduğu gözetilerek; “…” soyadının haksız kullanımından söz edilemeyeceği sonucuna varılıp istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin bir bölümünün kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/11/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

5/5 - (1 vote)

Paylaş:

Daha Fazla Yazı

KIDEM TAZMİNATI (2026)

İşçinin, işyerinde çalıştığı yılların karşılığı olarak hak kazandığı paraya “kıdem tazminatı” denir. Bir başka anlatımla, işçinin işyerine sadakatinin karşılığı olarak

Devamı»

İŞÇİNİN REKABET YASAĞI

Son zamanlarda yurtdışında süreli/süresiz projelerde çalışmaya giden Türk işçilerin sayısı artmaktadır. Türk işçilerin iş sözleşmelerinde genellikle “rekabet yasağı” maddesi yer

Devamı»

Narsist Eşten Nasıl Boşanılır?

Eşimin Narsist Olduğunu Öğrendim! Son dönemlerde psikolog seanslarında, danışanların eşlerinin kendilerine yönelik davranışlarını anlatmaları üzerine “eşiniz narsist” şeklinde teşhis konulmasıyla

Devamı»

Mesaj Gönderin

Whatsapp danışma için tıklayın