
Basit yargılama usulü, ceza yargılamasında daha hafif nitelikteki suçların duruşma yapılmaksızın ve dosya üzerinden karara bağlanmasını sağlayan özel bir yoldur. Amaç hem mahkemelerin iş yükünü azaltmak hem de taraflar açısından daha hızlı bir sonuca ulaşmaktır. Ancak bu usul otomatik uygulanmaz; dosyanın basit yargılamaya uygun olup olmadığına hakim karar verir.
Kanuna göre üst sınırı iki yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren ya da sadece adli para cezası öngörülen suçlarda basit yargılama gündeme gelebilir.
Sabıka veya HAGB Basit Yargılamaya Engel midir?
Evet, yararlanabilir. Basit yargılama usulünün uygulanabilmesi için kanunda aranan temel ölçüt, suç için öngörülen cezanın üst sınırıdır. Üst sınırı iki yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren ya da yalnızca adli para cezası öngörülen suçlarda mahkeme dosyayı basit yargılama kapsamında değerlendirebilir.
Sanığın geçmişte mahkûmiyetinin bulunması, adli sicil kaydının olması ya da daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olması bu usulden yararlanmasına kendiliğinden engel oluşturmaz. Çünkü basit yargılama, sanığın kişisel geçmişinden çok somut dosyanın niteliğine odaklanan bir yargılama yöntemidir.
Ancak bu durum otomatik bir hak da değildir. Dosyanın basit yargılamaya uygun olup olmadığına hakim takdir eder. Eğer olayın özellikleri daha ayrıntılı inceleme gerektiriyorsa, tanık dinlenmesi zorunlu görünüyorsa veya suçun niteliğinde değişiklik ihtimali varsa mahkeme basit yargılama yapmayıp duruşmalı usule dönebilir.
Basit Yargılamada Ceza İndirimi Var mı?
Evet. Basit yargılama usulüyle dosya üzerinden hüküm kurulduğunda verilen sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Bu indirim sistemin en önemli avantajlarından biridir ve çoğu dosyada sanık açısından ciddi bir kazanım sağlar.
Basit Yargılama Tebligatı Geldiğinde Ne Yapılmalı?
Mahkeme basit yargılama yapmaya karar verdiğinde taraflara tebligat gönderir ve savunma ile delillerin sunulması için 15 günlük süre verir. Bu süre içinde beyanların ve varsa belgelerin dosyaya sunulması gerekir. Çünkü duruşma yapılmayacağı için hakim kararını büyük ölçüde bu yazılı anlatımlara göre oluşturacaktır.
Basit Yargılamada Duruşma Yapılır mı, Savcı Gelir mi?
Hayır. Basit yargılamanın mantığı zaten dosya üzerinden karar verilmesidir. Bu nedenle duruşma açılmaz ve savcının esas hakkındaki mütalaası alınmaz. Hakim dosyayı inceler ve hükmünü kurar.
Basit Yargılamada Hangi Kararlar Verilebilir?
Basit yargılama usulünde mahkeme dosyayı duruşma yapmadan, evrak üzerinden inceler; ancak verebileceği kararlar bakımından herhangi bir “kısıtlı hüküm” alanında değildir. Hakim, klasik bir yargılamada hangi kararları verebiliyorsa burada da CMK m.223 kapsamında aynı karar türlerine hükmedebilir.
Bu çerçevede asliye ceza mahkemesi;
Beraat kararı verebilir. Dosyadaki deliller suçun sanık tarafından işlendiğini göstermiyorsa veya yüklenen fiil suç oluşturmuyorsa, duruşma yapılmamış olması beraate engel değildir.
Bazı durumlarda ceza verilmesine yer olmadığına karar verilebilir. Örneğin etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık nedeni ya da kusurluluğu ortadan kaldıran hâller mevcutsa mahkeme bu yönde hüküm kurabilir.
Deliller mahkûmiyeti gerektiriyorsa mahkûmiyet kararı verilebilir. Basit yargılamanın sanık açısından en bilinen sonucu da burada ortaya çıkar: belirlenen sonuç cezadan dörtte bir oranında indirim yapılır.
Hakim, gerekli gördüğünde ceza yerine veya ceza ile birlikte güvenlik tedbirine de hükmedebilir. Örneğin belli hakları kullanmaktan yoksun bırakma gibi tedbirler bu kapsamda değerlendirilebilir.
Usule veya dava şartlarına ilişkin engeller varsa mahkeme davanın reddine karar verebilir.
Yine şikâyetten vazgeçme, zamanaşımı gibi nedenlerin varlığı hâlinde davanın düşmesi kararı verilmesi mümkündür.
Basit Yargılama Kararına İtiraz Edilebilir mi?
Evet. Kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edilebilir. Bu süre içinde itiraz edilmezse karar kesinleşir.
Ancak burada çok kritik bir ayrıntı vardır: Sanık itiraz ederse dörtte birlik indirim avantajını kaybeder. Yani dosya yeniden görüldüğünde aynı indirim uygulanmayabilir.
İtiraz Edilirse Dosya Nereye Gider?
Bu sistem klasik istinaf gibi işlemez. Dosya üst mahkemeye gönderilmez. İtiraz edilmesi halinde yine aynı mahkeme bu kez duruşma açarak genel hükümlere göre yargılama yapar.
Hakim, önceki verdiği kararla bağlı değildir. Yeni yapılacak yargılamada farklı bir sonuç çıkabilir.
Katılan İtiraz Ederse İndirim Hakkı Devam Eder mi?
Sanık dışındaki kişiler (örneğin katılan) itiraz ederse, sanık bakımından dörtte birlik indirim korunur. İndirimin ortadan kalkması, özellikle sanığın kendi itirazı halinde gündeme gelir.
İtirazdan Vazgeçilebilir mi?
Evet. Taraflar duruşma başlamadan önce itirazdan vazgeçebilirler. Bu durumda dosya tekrar basit yargılama kapsamında verilen hüküm çerçevesinde değerlendirilir.
Hangi Hallerde Basit Yargılama Uygulanmaz?
Bazı durumlarda kanun basit yargılamaya izin vermez. Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya sağır ve dilsizlik halleri bunların başında gelir.
Ayrıca basit yargılamaya uygun bir suç, uygun olmayan başka bir suçla birlikte işlenmişse yine bu usule gidilmez ve normal duruşmalı yargılama yapılır.
Hakim Basit Yargılamadan Vazgeçebilir mi?
Evet . 15 günlük delil sunma süresinde duruşmada dinlenmesi gereken tanıkların olduğu bildirilirse, suçun niteliği değişirse, daha ağır bir yaptırım gündeme gelirse veya güvenlik tedbiri uygulanması gerekirse hakim her aşamada basit yargılamayı sonlandırıp duruşma açabilir.
Yani sistem, hakimin takdir yetkisi altında yürür.
15 Günlük Süre Veren Tebligattaki Süre Geçtikten Sonra Katılma Talebi Sunulabilir mi?
Basit yargılama usulünde taraflara gönderilen tebligatta, beyan ve delillerin sunulması için genellikle 15 günlük bir süre verilir. Bu süre çoğu kişi tarafından hak düşürücü zannedilir. Oysa katılma talebi bakımından durum farklıdır.
Ceza muhakemesinde katılma, hüküm verilinceye kadar ileri sürülebilecek bir haktır. Yani 15 günlük savunma süresi içinde katılma talebinde bulunulmamış olması, bu hakkın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Başka bir ifadeyle, ilk derece mahkemesi kararını verene kadar yargılamanın her aşamasında katılma talebi sunulabilir. Mahkeme hüküm kurmadan önce yapılan başvurular değerlendirilir ve şartları varsa katılma kararı verilir.
Hangi Suçlar Basit Yargılamaya Tabidir?
Basit yargılama usulü, uygulamada çoğu zaman “hafif” olarak nitelendirilen ve kanunda öngörülen yaptırımın üst sınırı iki yıl veya altında kalan yahut yalnızca adli para cezası gerektiren suçlar bakımından gündeme gelir. Bu nedenle hangi dosyaların bu kapsama girebileceğini anlamanın yolu, tek tek madde numaralarını ezberlemekten çok suç tiplerinin niteliğine bakmaktır. Yine de uygulamada en sık karşılaşılan örnekleri bilmek, hem sanık hem de katılan açısından sürecin nasıl ilerleyebileceğini öngörmek bakımından oldukça faydalıdır.
Günlük hayatta en çok rastlanan suçlar arasında yer alan basit kasten yaralama, taksirle yaralama, tehdit, hakaret ve kişinin hatırasına hakaret gibi fiiller çoğu dosyada basit yargılama usulüyle ele alınabilir. Benzer şekilde konut dokunulmazlığının ihlali, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, ısrarlı takip ve basit cinsel taciz suçlarında da mahkemeler sıklıkla bu yönteme başvurmaktadır. Bu tür dosyalarda yargılama, duruşma yapılmaksızın, tarafların beyan ve delillerinin yazılı olarak alınması suretiyle yürütülebilir.
Malvarlığına karşı işlenen ve daha çok taraflar arasındaki hukuki ilişkilerden kaynaklanan güveni kötüye kullanma, bedelsiz senedi kullanma ya da kaybolmuş veya hata sonucu ele geçen eşya üzerinde tasarrufta bulunma gibi suçlar da çoğu zaman basit yargılamaya elverişli kabul edilir. Karşılıksız yararlanma, bilgi vermeme veya taksirli iflas gibi ekonomik nitelikli suç tipleri bakımından da aynı durum söz konusu olabilir.
Toplum düzenini ilgilendiren bazı fiillerde de benzer bir uygulama görülür. Örneğin genel güvenliğin tehlikeye sokulmasının taksirli halleri, gürültüye neden olma, çevrenin kirletilmesi, bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma ya da inşaat ve yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama gibi suçlarda dosyanın kapsamına göre basit yargılama tercih edilebilir.
Adliyede sık karşılaşılan bir başka grup ise adliyeye ve kamu idaresine karşı suçlardır. Resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, açığa imzanın kötüye kullanılması, suçu ve suçluyu övme, kanunlara uymamaya tahrik, suç üstlenme, yalan tanıklığın basit halleri veya suçu bildirmeme gibi fiillerde de çoğu zaman duruşmasız yargılama yöntemi uygulanmaktadır.
Aile düzenine ilişkin bazı suç tipleri de bu kapsama girebilir. Kötü muamele, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali ya da çocuğun kaçırılması ve alıkonulmasının bazı halleri mahkemenin takdirine bağlı olarak basit yargılama usulüyle görülebilir.
Bilişim alanında en sık karşılaşılan suçlardan biri olan bilişim sistemine girme fiilinin temel şekli de yine çoğu dosyada bu usule uygun kabul edilmektedir.
Basit Yargılama Usulünde Görevli Mahkeme Hangisidir?
Kanun gereği basit yargılamaya konu olabilecek suçların tamamı asliye ceza mahkemesinin görev alanına girer. Bu nedenle dosya hangi şehirde açılmış olursa olsun, basit yargılama kararı verme yetkisi asliye ceza mahkemesine aittir.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nda da açıkça, bu usulün asliye ceza mahkemesi tarafından uygulanacağı belirtilmiştir. Ağır ceza mahkemelerinde görülen suçlar bakımından basit yargılama zaten söz konusu değildir.
Basit Yargılama Usulü Nasıl Uygulanır?
Mahkeme iddianameyi kabul ettikten sonra dosyanın niteliğine bakar ve eğer olayın duruşma yapılmadan çözülebileceği kanaatine varırsa basit yargılama yöntemini seçer. Bu noktada belirleyici olan, hakimin dosyayı yeterli görmesidir. Yani bu usul tarafların talebinden çok, mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.
Bu karar verildiğinde sanığa, mağdura ve varsa şikayetçiye tebligat gönderilir. Tebligatta, duruşma açılmadan hüküm kurulabileceği belirtilir ve taraflardan iki hafta içinde yazılı savunma ve beyanlarını sunmaları istenir. Aynı süreçte mahkeme ihtiyaç duyduğu belgeleri kurum ve kuruluşlardan yazı ile toplar. Maaş bilgisi, kamera kaydı, adli rapor gibi evraklar dosyaya bu şekilde girer.
Verilen süre dolduktan sonra hakim artık dosya üzerinden karar aşamasına geçer. Bu aşamada Cumhuriyet savcısından ayrıca mütalaa alınmaz ve duruşma yapılmaz. Hakim, dosyanın durumuna göre beraat, mahkûmiyet ya da kanunda yer alan diğer kararlardan birini verebilir.
Eğer mahkûmiyet hükmü kurulursa belirlenen sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Bu indirim basit yargılama usulünün en önemli sonucudur.
Ayrıca şartları varsa kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir, ceza ertelenebilir ya da sanığın yazılı itirazı bulunmamak kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Yani basit yargılama, sanık lehine birçok ihtimali aynı anda barındırabilir.
Seri Yargılama Usulü Nedir?
Seri yargılama, soruşturma aşamasında yani dosya henüz mahkemeye gitmeden uygulanır. Cumhuriyet savcısı, kanunda sayılan belirli suçlarda yeterli şüpheye ulaştığında şüpheliye bir teklif yapar. Şüpheli bu teklifi kabul ederse, belirlenen yaptırım üzerinden indirim uygulanır ve dosya hızlıca hükme bağlanmak üzere mahkemeye gönderilir.
Burada süreci savcı yürütür. Süreç, şüphelinin kabulüne dayanır. Kabul yoksa seri yargılama yapılmaz ve normal dava açılır.
Seri Yargılama ile Basit Yargılama Arasındaki Temel Fark Nedir?
👉 Seri yargılama savcılıkta, basit yargılama mahkemede uygulanır.
Seri yargılamada şüphelinin kabulü şarttır. Basit yargılamada ise böyle bir kabul aranmaz; hakim uygun görürse usulü kendiliğinden uygular.
Bir diğer fark da şudur: Seri yargılamada yaptırım savcının teklifine göre belirlenir. Basit yargılamada ise cezanın ne olacağına doğrudan hakim karar verir.
Seri yargılamada şüphelinin avukatı olması zorunludur basit yargılamada böyle bir zorunluluk yoktur.
Hangi Suçlar İçin Seri Yargılama Uygulanır?
Hakkı Olmayan Yere Tecavüz – TCK m.154/2-3
Taşınmazın malikinin rızası olmaksızın kullanılması, ekip biçilmesi veya işgal edilmesi gibi fiiller bu kapsamda değerlendirilir.
Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması – TCK m.170/1 ve 3
Toplumun genel güvenliğini somut tehlikeye düşüren; örneğin meskûn mahalde ateş etme veya yangına neden olma
Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma – TCK m.179/2-3
Alkol veya uyuşturucu etkisiyle araç kullanmak ya da trafiği tehlikeye sokacak şekilde sevk ve idare etmek.
Gürültüye Neden Olma – TCK m.183
Kişilerin sağlığını bozabilecek nitelikte, hukuka aykırı ve yoğun gürültü oluşturulması.
Parada Sahtecilik – TCK m.197/2-3
Sahte olduğunu bilerek parayı kabul etmek ya da tedavüle koymak
Mühür Bozma – TCK m.203

Yetkili makamlarca konulan mührün kaldırılması veya etkisiz hale getirilmesi.
Resmî Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan – TCK m.206
Resmî belge düzenlenirken kamu görevlisine gerçeğe aykırı bildirimde bulunulması.
Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkân Sağlama – TCK m.228/1
Kumar oynatılmasına yönelik yer temini veya organizasyon yapılması.
Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması – TCK m.268
Bir başkasına ait kimlik bilgilerinin, kendi fiili nedeniyle işlem yapılmasını engellemek amacıyla kullanılması.
Diğer özel kanunlar
- 6831 sayılı Orman Kanunu m.93/1
- 1072 sayılı Kanun m.2 (rulet, tilt, langırt vb.)
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu Ek m.2/1-(1)

