Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma

Akıl hastalığı nedeniyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 165. maddesinde düzenlenen özel bir boşanma sebebidir. Bu nedenle boşanma kararı verilebilmesi için eşlerden birinde evlilik birliğini çekilmez hâle getiren bir akıl hastalığının bulunması, hastalığın resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi ve iyileşme ihtimalinin bulunmaması gerekir. Ancak evliliğinde sorun yaşayan kişilerin eşlerini “akıl hastası” olarak nitelendirmesi hukuken yeterli değildir; basit depresyon veya anksiyete tanıları, psikiyatrik ilaç kullanımı ya da geçici ruhsal sorunlar, akıl hastalığı nedeniyle boşanma kararı verilebilmesi için yeterli kabul edilmez.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanmanın Şartları Nelerdir?

Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açmak için öncelikle teşhis edilebilir akıl hastalığının bulunması ve bu akıl hastalığını evlilik birliğini çekilmez hale getirmesi ve yargılama sırasında alınacak raporlar akıl hastalığının iyileşmeyecek nitelikte olduğunun tespiti gerekmektedir. Yani davacı, şahitler ve diğer delillerle evliliğin çekilmez hale geldiğini ispatlayamazsa davası reddedilir.

Akıl Hastalığının Ağır veya Hafif Olması Gerekli Önem Taşır mı?

Akıl hastalığının mahkemece aldırılacak tıbbi raporda tespit edilmesi ve evliliği çekilmez hale getirecek nitelikte olduğunun delillerle ispatlanması yeterlidir.

Akıl Hastalığı Söz Konusuysa Evliliğin İptali Davası mı Açılmalı Yoksa Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası mı?

Her ikisi de mümkündür.

1-Evliliğin iptali için evliliğin çekilmez hale gelmesinin ispatına gerek yoktur. Eğer eşlerden birinin evlenme sırasında ayırt etme gücü yoksa evliliğin iptali davası açılabilir.

2-Eş evlenmeye engel olacak kadar akıl hastası iste evliliğin iptali davası açılabilir.

Bu iki durumda davayı cumhuriyet savcısı ve ilgisi olan herkes açabilir.

Ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya akıl hastalığının iyileşmiş olması durumlarında mutlak butlan davasını yalnız ayırt etme gücünü sonradan kazanan veya akıl hastalığı iyileşen eş açabilir.

3-Eşlerden birinden, kendisinin veya altsoyunun sağlığı açısından ciddi tehlike oluşturan bir hastalığın gizlenmiş olması, evliliğin iptali nedenidir. Bu hastalıklara akıl hastalığı da girebilir.

Bu 3. durumda 6 aylık hak düşürücü süre vardır. Nikahtan itibaren 6 ay içinde dava açılmalıdır.

4-Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası sadece akıl hastası olmayan eş tarafından açılabilir. Akıl hastalığı + akıl hastalığının evliliği çekilmez hale getirdiği ispatlanmalıdır

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi         2018/7352 E.  ,  2018/13918 K.Türk Medeni Kanunu’nun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; mahkemece davalı-karşı davacı kadına kusur olarak yüklenen fiziksel şiddet vakıasının kanıtlanamadığı, kadının evlenirken bipolar bozukluğu olduğunu sakladığına yönelik vakıanın ise evlilik öncesine ait olduğu ve boşanma davasında kusur olarak hükme esas alınamayacağı, ancak evliliğin iptali davasına konu olabileceği anlaşılmaktadır. Açıklanan sebeple bu vakıalar kadına kusur olarak yüklenemez. Bu duruma göre boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda erkek tam kusurlu olup, erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken, yanılgılı kusur belirlemesinin sonucu olarak boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.”

İlginizi çekebilir:  Zina Nedeniyle Boşanma

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasında Kusur İspatı Ne Şekilde Yapılır?

Kusur değil evlilik birliğini çekilmez hale getiren şeyin akıl hastalığı olduğunun ıspatı gerekmektedir.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasına Mirasçılar Devam Edebilir mi?

Hayır. Kusura bağlı boşanma davalarında taraflardan birinin dava devam ederken ölmesi halinde mirasçılar davaya devam edip karşı tarafın ölenin mirasçısı olup olmayacağının belirlenmesi için davaya devam edebilirler. Akıl Hastalığı nedeniyle boşanma davasında ise evlilik bu ölümle biter de hayatta kalan ölenin mirasçısı olarak kalır.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasını Kim Açabilir?

Akıl Hastalığı nedeniyle boşanma davasını akıl hastası olmayan eş açabilir.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasının Avantajları Nelerdir?

Akıl hastası olan eşin davranışları iradi olmadığından başka boşanma nedenine dayanarak boşama şansınız olmayabilir.

Yargıtay 2 Hukuk Dairesi 2010/10647 E ve 2011/11584 K “Davacı-davalı kadın Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı olarak boşanma davası açmıştır. Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanmaya karar verebilmek için, en azından davalının az da olsa kusurunun varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Açıklandığı gibi, davalı-davacı koca akıl hastası olduğundan kendisine bir kusur yüklenemez. O halde, davacı-davalı kadının şiddetli geçimsizlik nedenine dayalı davasının reddi gerekir.

Yargıtay 2 Hukuk Dairesi 2010/10647 E ve 2011/11584 K “Açıklandığı gibi, davalı-davacı koca akıl hastası olduğundan kendisine bir kusur yüklenemez. O halde, davacı-davalı kadının şiddetli geçimsizlik nedenine dayalı davasının reddi gerekir. Toplanan delillerden, davacı-davalı kadının kocasına fiziksel şiddet uyguladığı ve boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-davacı kocanın ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları dikkate alınarak davalı-davacı koca yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.

Akıl hastası taraf lehine düşünüldüğünde de eylemlerin iradi olmadığı ve davada kusur tartışılmadığı için diğer boşanma sebeplerine dayalı davayı reddettirme ve akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açma mecburiyetinde bırakma şansı olabilir. Akıl hastası taraf aleyhinde maddi ve manevi tazminata hükmedilmeyeceğinden avantajlı olduğu düşünülebilir.

Yargıtay 2 Hukuk Dairesi 2018/2559 E ve 2018/6246 KAkıl hastalığı sebebiyle kendisine vasi atanan davalı kadının davranışları iradi olmadığına göre, kusurundan söz edilemeyeceği halde; davalı kadının kusurundan bahsedilerek ve davacı erkek tam kusurlu olduğu halde, erkek lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.”

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasının Dezavantajları Nelerdir?

Akıl hastası olmayan davacı eş lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmez. Çünkü evliliği çekilmez hale getiren davranışların kusurlu davranış değil iradi olmayan davranış olduğu değerlendirilir.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası Kısa Sürer mi?

Hayır. Evliliğin çekilmez hale geldiğine dair delil sunulması ve şahit dinletilmesi gerekeceğinden bir çok duruşma açılması gerekecektir. Akıl hastalığının varlığının ve iyileşmeyecek nitelikte olduğunun mahkemece aldırılacak sağlık raporunda tespiti gerekmektedir. Akıl hastası eşin ayırt etme gücü yerinde değilse ona vasi atanması gerekecek ve vasi tayini davasının kesinleşmesi beklenecektir. Hastalık remisyon dönemindeyse vasi tayini gerekmeyebilecektir. Akıl hastası olan eş de ayırt etme gücü yerindeyse kendisi, değilse de vasisi tarafından karşı boşanma davası açması ve bir çok tanık sunarak davayı uzatma ihtimali de vardır.

Akıl Hastası Eşe Velayet Verilir mi?

Akıl hastalığı çocuk bakımına engel olacak nitelikte değilse verilebilir. Akıl hastalığı söz konusuysa çocuk velayetinin direkt olarak sağlıklı eşe verilmesi söz konusu değildir. Mahkeme pedagogunun raporuna göre hakim bir karar verecektir. Çocuk da ayırt etme gücüne erişmiş yaş ve olgunluktaysa kiminle kalmak istediğini seçebilecektir ve akıl hastası olan tarafı da seçme şansı vardır.

İlginizi çekebilir:  EVLİLİK DIŞI DOĞAN ÇOCUĞUN ANNESİNİN TALEP EDEBİLECEĞİ MADDİ HAKLAR NELERDİR?

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası Gerçekleştiğinde Mal Paylaşımı Ne Şekilde Yapılır?

Sadece Zina nedeniyle boşanma ve hayata kast nedeniyle boşanma davasında mal paylaşımında mağdur edilen eş lehine hükümler vardır. Akıl Hastalığı nedeniyle boşanma davasında böyle bir hüküm yoktur.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası Söz Konusu Olduğunda Ziynet Eşyalarının İadesi Ne Şekilde Yapılır?

Olağan bir boşanma sürecindeki gibi yapılır. KAdına takılan her şey kadının erkeğe takılan ve kadın cinsiyetine özgü olmayan her şey erkeğin, ortadaki kutuya atılan kadın cinsiyetine özgü olmayan her şey de ortaktır.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasında Nafaka Talep Edilebilir mi?

Evet. Akıl hastalığı gelir elde etmeye engel değildir. Kişi akıl hastası olsa dahi tarım gelirleri, kira gelirleri, maaş gelirleri gibi gelirleri olabilir. Bu gelirler dikkate alınarak akıl hastası olup olmadığına bakılmaksızın nafaka tayin edilir. Bu davada kusur incelemesi yapılmadığından akıl hastası eş lehine de nafaka verilebilir.

Akıl Hastası Eş Kendi Adına Tazminat Talep Edebilir mi?

Evet. Akıl Hastalığı nedeniyle boşanma davası açıldığında akıl hastası olan eş de karşı dava açarak eşinden tazminat isteyebilir. Akıl hastalığı belirlenen tarafın kusurundan bahsedilemese de sağlıklı tarafın kusuru değerlendirmeye alınacak ve gerekli görüldüğünde aleyhinde tazminata hükmedilecektir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2018/2559 E 2018/6246 K “Akıl hastası olan davalı kadının davranışları iradi olmadığına göre, kusurundan söz edilemez. Buna karşın hastanede yattığı süreçte eşiyle ilgilenmeyen, onu arayıp sormayan davalı erkeğin boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurludur. Boşanmaya sebep olan olaylarda davacı erkek tam kusurludur. Gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Açıklanan sebeplerle davalı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekir.”

Akıl hastası olan eşle ilgilenmemek, akıl hastası eşe hakaret etmek, aşağılamak tazminat gerektiren eylemlerden olup hafifletici veya haklı çıkarıcı bir yönü yoktur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2016/7685 E., 2017/13330K.“Davalı-karşı davacı kadının akıl hastası olması nedeniyle kusur yüklenemeyeceğinden hasta olan eşi ile ilgilenmeyip babasının evine bırakan davacı-karşı davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Kusurlu davranışlar kadının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımaktadır. Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. Bu duruma göre davalı-karşı davacı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”

Yargıtay 2 Hukuk Dairesi 2014/2041 E, 2014/3138 K “Akıl hastalığının yıllardan beri süre geldiği sabit olup, davacı-davalının ayırt etme gücü bulunmamaktadır. Ayırt etme gücü bulunmayan kısıtlının davranışlarının iradi olduğu da kabul edilemez ve bu sebeple kendisine kusur yüklenemez. O halde eşini, raporlu deli, şerefsiz, aptal, vs. diyerek aşağılayan davalı-davacı kadın tamamen kusurludur. Davacı-davalı koca yararına maddi ve manevi tazminata hükmolunması gerekir.

Reçeteli veya Reçetesiz Sinir Hapları Alan Eş Aleyhinde Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası Açılabilir mi?

Akıl hastalığı ciddi bir teşhise dayanıyorsa ve salt akıl hastalığı nedeniyle evlilik birliği çekilmez hale geldiyse bu dava açılabilir. Ansiyete teşhisli eş bir kadınla zina yaparken basıldıysa ve evlilikteki tek sınıntı bu zina vakasıysa akıl hastalığına dayalı dava açılmaz.

Akıl Hastalığı Boşanmada Kusur Kabul Edilir mi?

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan davada eşin kırmızı reçeteli ilaçlarını ortaya koymak kusur ispatında etkili değildir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasında eşin eylemlerinin kusur teşkil ettiğinin ıspatı gerekmektedir. Eşim narsist demekle veya özel psikoloğunuza anlattıklarınızdan yola çıkarak psikoloğun yaptığı değerlendirmenin dosyaya girmesi de sizin lehinize bir etki yaratmayacaktır. Eşinizin ciddi bir ruh hastalığından muzdarip olduğunu düşünüyorsanız da, akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açmanız ve davada bunu ıspatlamanız halinde maddi manevi tazminat alamayacağınızı da bilmeniz gerekmektedir.

İlginizi çekebilir:  Mehir Senedi Nedir? Nasıl Tahsil Edilir?

Akıl Hastası Olan Kişinin Vasisi Dava Açabilir mi?

Evet akıl hastası kişinin de alzeihmerlı kişinin de vasisi boşanma davası açabilir. Evlilik birliğinde eziyet çeken akıl hastası kişi veya bunamış kişi vesayet altına aldırılıp haklarını korumak için vasi tarafından boşanma davası açılabilir.

Sağlıklı Eş, Evlendiği Kişinin Akıl Hastası Olduğunu Bilerek Evlenmişse Dava Açabilir mi?

Evet, Akıl hastalığını bilmek, kusuru affetmiş olma niteliğinde bir davranış değildir. Akıl hastalığı evliliği çekilmez hale getiriyorsa, baştan hasta olduğunu bilerek evlenseniz dahi boşanabilirsiniz.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasında Hak Düşürücü Süre, Zamanaşımı, Af Gibi Davanın Reddini Gerektirecek Hukuki Müesseseler Var mı?

Hayır. Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açılıp feragat edilmiş olsa dahi yeniden akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açılabilir. Bu dava hak düşürücü süreye tabi değildir. Zamanaşımına da tabi değildir. Akıl hastalığının veya akıl hastalığının getirdiği davranışların affedilmiş olması da bu dava türünde etki yaratmaz.

Bipolar Bozukluk Nedeniyle Boşanma

Bipolar bozukluk boşanma nedenidir. Bipolar bozukluk iyileşmeyecek durumda ve evliliği çekilmez hale getirecek durumdaysa akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açılabilir.

Yargıtay 2 Hukuk Dairesi 2011/628 E ve 2011/6205 K sayılı kararına göre :”Davalı-davacı kadının, davacı kocanın yüzüne tuz ruhu dökerek yaralanması eylemi nedeniyle yargılandığı Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/135 esas sayılı dosyasında Adana Ruh Sağlığı Hastanesinin 26.01.2007 tarihli raporunda atipik psikoz tanısı ile mevcut suçla ilgili cezai ehliyetinin olmadığı ve akıl hastası olduğundan bahisle ceza tayinine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır….

Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 24.05.2010 tarihli raporda da, kadında serbest ara dönemlerle seyreden bipolar affektif bozukluk denilen devri bir psikoz olan akıl hastalığı mevcutsa da, hastalığının halen remisyonda olduğu, fiil ehliyetinin bulunduğu ve vasi tayinine gerek olmadığı belirtilmiştir.

Adlı Tıp Kurumu Başkanlığının raporunda da davalı-davacı kadının devri bir psikoz olan bipolar affektif bozukluk denilen hastalığa duçar olduğunun belirtilmesi karşısında, davalı-davacı kadının eylem sırasında bu hastalığın etkisiyle hareket ettiği ve eylem sırasında fiil ehliyetinin bulunmadığının kabulü gerekir. Hastalığın sonradan remisyon dönemine girmesi, kadının olay tarihinde fiil ehliyetinin bulunduğu anlamına gelmez. Bu nedenle davalı-davacı kadına kusur izafe edilemez. Boşanmaya neden olan olaylarda eşine sürekli şiddet uygulayan davacı-davalı koca tamamen kusurludur.

TMK m.174/2, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m.4 ; BK m.42, 43, 44, 49) dikkate alınarak davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi         2017/1771 E.  ,  2018/10156 K. “Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı kadının tabak, bardak gibi eşyaları dışarı attığı anlaşılmaktadır. Adli Tıp Kurumu raporunda, kadının fiil ehliyetini ortadan kaldıracak mahiyette aktif psikopatoloji mevcut olmadığı ancak rapor içeriğinde, tedavi evraklarından kadının “bipolar affektif bozukluk” tanılı rahatsızlığı olduğu, fiil ehliyetini ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede olan manik ve depresif ataklarla seyreden ve arada tam bir akli sağlık içinde olduğu serbest ara devrelerden oluşan ruhsal rahatsızlığının mevcut olduğu, halihazırda ise fiil ehliyeti bulunduğundan kısıtlanmasını gerektirir bir durum olmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece kadının eşyaları attığı dönemde davranışlarının, rahatsızlığının sonucunda gelişen durumlar olduğu, rapor ile de sabit olduğu üzere atak dönemlerinde kadının fiil ehliyetinin bulunmadığı, kendisine kusur atfı yapılamayacağı, tedavi evraklarından kadının tedaviyi reddetmediği anlaşılmakla kadına kusur yüklenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş ise de; kadının tabak, bardak gibi eşyaları attığı esnada atak döneminde olduğu kanıtlanmadığı gibi kadının bu yönde savunması da bulunmamaktadır. Bu açıklamalara göre davacı erkek tarafından evliliğin devam ettirilmesi beklenemez. O halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.”

Narsist Kişilik Bozukluğu Nedeniyle Boşanma

Akıl hastalığı nedeniyle açılan davalarda narsist kişilik bozukluğu teşhisi ve buna bağlı verilmiş boşanma kararı bulunmamaktadır. Eşinizin narsist kişilik bozukluğu olduğunu düşünüyorsanız veya psikoloğunuz size eşinizin narsist olduğunu söylemişse narsist eşten boşanma konusundaki bilgilendirmelerimizi inceleyebilirsiniz.

Majör Depresyon Hastalığında Boşanma

Majör Depresyon iyileşebilir bir hastalık olduğundan buna dayaılı boşanma davası açıldığında olumlu sonuç alınamayacağı öngörülmektedir.

Epilepsi Nedeniyle Boşanma

Epilepsi akıl hastalığı değildir. Boşanma sebebi de değildir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2012/26275 E.  ,  2013/11706 K. “Davalı-karşı davacı (kadın)’ın on yaşından beri epilepsi hastası olduğu 6.10.2009 tarihli sağlık kurulu raporundan anlaşılmaktadır. Epilepsi, sürekli ilaç kullanmayı gerektirse bile boşanma sebebi değildir. Davalı-karşı davacı (kadın)’ın bu hastalığı kocasından gizleyerek evliliği gerçekleştirdiğini kabule yeterli delil bulunmamaktadır. Kaldı ki bu husus boşanma sebebi de değildir”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2013/72 E.  ,  2013/12598 K. “Epilepsi hastalığı başlıbaşına bir boşanma sebebi değildir.”

Bunlara kendi teşhisinizi de koymayın sizin anlatımınızla eşinize teşhis koyan psikoloğun şahitliği veya gıyapta yazığı raporun da dosyaya etki etmeyeceğini aklınızda bulundurun

5/5 - (2 votes)

Paylaş:

Daha Fazla Yazı

Narsist Eşten Nasıl Boşanılır?

Eşimin Narsist Olduğunu Öğrendim! Son dönemlerde psikolog seanslarında, danışanların eşlerinin kendilerine yönelik davranışlarını anlatmaları üzerine “eşiniz narsist” şeklinde teşhis konulmasıyla

Devamı»

İKAME ARAÇ BEDELİ

İKAME ARAÇ NE DEMEK? İkame araç, yaşanılan kaza veya arıza nedeniyle mevcut olanın yerine tahsis edilen araç anlamına gelmektedir. Kasko

Devamı»

Mesaj Gönderin

Whatsapp danışma için tıklayın