Hukuki sorunlar hayatın her alanında karşımıza çıkabilir. Peki, karşılaştığımız her türlü hukuki durum için doğrudan savcılığa başvurabilir miyiz? Bu sorunun cevabı, hukuki sürecin türüne ve yaşanan olayın niteliğine göre değişir.
Savcılığa Başvuru Hakkı

Savcılık, suç teşkil eden olaylarda soruşturma başlatan resmi mercidir. Her türlü hukuki sorun için savcılığa başvuru yapmak mümkün değildir. Örneğin, borç-alacak, boşanma, miras veya kira uyuşmazlıkları gibi özel hukuk kapsamındaki meselelerde savcılık yetkili değildir. Burada başvuru yapsanız bile savcı takipsizlik verecektir. Çünkü siz madur olsanız dahi eylem suç teşkil etmiyorç
Buna karşın, suç teşkil eden durumlarda (örneğin dolandırıcılık, hakaret, tehdit, hırsızlık) doğrudan savcılığa başvurabilirsiniz. Bu başvuru sırasında delillerinizi sunmak ve olayın ayrıntılarını doğru bir şekilde aktarmak önemlidir.
Alacak-verecek meseleleri, akrabalarınızn size miras payınızı vermemesi veya çıkmayan kiracı sorununuz, özel hukuk kapsamına girer ve bu tür durumlarda savcılık yetkili değildir; çözüm için hukuk mahkemelerinde dava açmanız gerekir. Benzer şekilde, eşin cinsel yetersizliği iktidarsızlığı gibi aile hukuku meseleleri de savcılık tarafından soruşturulmaz. Savcılık yalnızca TCK kapsamında suç teşkil eden olaylar için yetkilidir.
Hangi Hukuki Sorunlar İçin Savcılığa Başvurulabilir?
- Dolandırıcılık ve sahtecilik
- Hakaret ve tehdit
- Hırsızlık ve mala zarar verme
- Cinsel saldırı ve istismar
- Resmî belgede sahtecilik gibi TCK da suç olarak belirlenen tüm eylemler
Özel hukuk konuları (boşanma, miras, kira, alacak-verecek) için doğrudan savcılığa başvuru yapmak yerine düzgün bir dava açarak hak aramanız gerekmektedir. Başvuru harçsız ve masrafsız diye her sorununuzu karakola veya savcılığıa şikayet edemezsiniz.
Sonuç olarak; Savcının otomatik olarak takipsizlik vereceği konuları savcının önüne taşımanın kişiler lehine bir faydası yoktur.
Hukuki meseleler hukuk mahkemeleri, ceza mahkemeleri, idare mahkemeleri gibi bölümlere ayrılarak yargılanmaktadır.
Hukuki işlerin takibinde usul hukukuna uygun işlem yapılması gerekmektedir. Usulüne uyulmadan yapılan başvuru reddedilecektir ve bu ret sonucu, karşı vekalet ücreti, yargılama masrafı gibi masraflar başvurucuya yüklenebilecektir. Ayrıca yanlış başvuru takip edilirken hakkın zamanaşımına uğraması söz konusu olabilecektir.
Hukuk mahkemelerini ilgilendiren meseleler, idare mahkemelerini ilgilendiren meseleler vs diğer ceza hukukunu ilgilendirmeyen meseleler savcılığa veya karakola şikayetle çözülmez. Karakol veya savcılığa sadece ceza hukukunu ilgilendiren konular şikayet edilir. Mesela mirasçılar bir miras üzerindeki payınızı size vermiyorsa bu savcılığı ilgilendirmez ama mirasçılar konuyla ilgili size küfür ettiyse veya size saldırıda bulunduysa bu karakolu veya savcılığı ilgilendirir.
- Ceza yargılamasında ve savcılık aşamasında yapılan posta masrafları bilirkişi masrafları, CMK’dan şikayetçiye ve şikayet edilene sağlanabilecek avukat ücretleri yargılama sonunda haksız tarafa yüklenir.
- Eğer iddia ettiğiniz konuda bir şekilde haklı çıkamazsanız karşı tarafa sizin aleyhinizde iftira davası açma kozu vermiş olursunuz.
- Savcılık sizin haklı olup olmadığınızı değerlendirmez. Alacak verecek meselenizde haklı olsanız dahi ceza yargılamasında haksız çıkabilirsiniz. Savcılık sizin şikayetinizdeki iddialar TCK kapsamında suç olarak değerlendirilebilir mi, bunların güvenilir delilleri var mı diye bakar. Suç unsuru yoksa mecburen takipsizlik kararı verir. (Savcılık ciddi şekilde dolandırıcılık unsuru bulunmayan şikayetlerde takipsizlik kararı verme eğilimindedir.)
- Olay TCK kapsamında suç teşkil etse de şikayet esnasında delillerinizi de sunmanız gerekir. Şahitleri şikayet esnasında dinletmeniz gerekir. Şahit isimlerini baştan vermeniz gerekir. aksi halde şikayetininz işlemsiz kapatılabilir.
- Diyelim ki gerçekten söz konusu olayda suç unsuru var ve borçlunuz yargılama sonucu ceza aldı. Ceza kararı ile birlikte paranın size ödenmesine dair bir karar verilmez. İcra edilebilir bir alacak kararı çıkartmak istiyorsanız mecburen harcını yatırıp hukuk mahkemelerinde düzgün bir dava açmanız gerekir.
- İhtimal 1 :Mesela siz alamadığınız paranız için borçluyu dolandırıcılıktan savcılığa şikayet ettiniz. Savcı da bu hukuk mahkemelerinde görülmesi gereken bir hukuki uyuşmazlıktır diyerek takipsizlik kararı verdi. Bu durumda hem yapılan posta giderleri vs giderlerini ödediniz hem de aleyhinde şikayette bulunduğunuz için borçluya aleyhinizde iftira davası açma şansı verdiniz.
- İhtimal 2:Alamadığınız paranız için borçluyu savcılığa şikayet ettiniz. Savcı dolandırıcılık unsuru olabileceğini düşünerek dava açtı. Yargılamada borçlunuza CMK’dan avukat atandı, bilirkişi incelemeleri vs yapıldı ve sonucunda işin dolandırıcılık değil sadece alacak verecek meselesi olduğuna karar verildi. Bu durumda hem borçlunuzun CMK’dan atanan avukatının ücretinin ödediniz, bilirkişi ücretleri posta giderleri ve sanık ayrıca kendisine başka avukat tutmuşsa onun vekalet ücretini de ödediniz. Yargılama boyunca vakit kaybedip alacak davası açma sürelerini kaçırdınız. Ayrıca karşı tarafa iftira davası açma şansı verdiniz.
- İhtimal 3: İşin ceza kanunu kriterlerine göre dolandırıcılık unsurları taşımadığını fark ettiniz. Hukuk mahkemelerinde harcını ödemek suretiyle davanızı açtınız. Deliller ve ticari defterler incelendi. Sonucunda faiziyle alacağınızı aldığınız gibi dava masraflarını karşı tarafa yüklediniz .

