Çekişmeli boşanma davası, yalnızca evlilik birliğinin sona erdirilmesini değil; nafaka, velayet, tazminat ve mal rejimi gibi birçok hayati sonucun da belirlendiği, bu nedenle titizlikle ve stratejik şekilde takip edilmesi gereken bir dava türüdür. Uygulamada en çok zaman alan ve hataya en az tolerans gösteren boşanma davaları çekişmeli boşanma davalarıdır.
Aşağıda, Türkiye’de uygulanan çekişmeli boşanma davası sürecini, dava açılışından kararın kesinleşmesine kadar, pratikte yaşanan ayrıntılarla ve sade bir dille adım adım ele aldım.
1. Davanın Açılması ve Dilekçelerin Teatisi Aşaması
Çekişmeli boşanma davası, davacı eş tarafından dava dilekçesinin hazırlanması ve mahkemeye sunulması ile başlar.
1.1. Dava Dilekçesinin Verilmesi
Davacı taraf, boşanma sebeplerini, taleplerini (velayet, nafaka, tazminat, ziynet, mal rejimi vb.) ve dayandığı delilleri içeren dava dilekçesini hazırlar. Dilekçe mahkemeye sunulurken gerekli harç ve gider avansı yatırılır. Bu aşamada eksik veya hatalı bir dilekçe, davanın ilerleyen safhalarında telafisi zor hak kayıplarına yol açabilir.
1.2. Tebligat Süreci
Mahkeme, dava dilekçesini ve ilk tensip zaptını davalı tarafa tebliğe çıkarır. Tebligatın sağlıklı şekilde yapılması yargılamanın ilerleyebilmesi için zorunludur.
- Tebligat adrese ulaşmazsa, Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yeniden tebligat yapılır.
- Davalı eş adresini gizlemiş, izini kaybettirmiş, yurt dışında bulunuyor ya da fiilen ulaşılamıyorsa süreç ilanen tebligata kadar ilerleyebilir.
Uygulamada bu aşama, çekişmeli boşanma davalarının aylarca hatta bazen bir yılı aşkın süre beklemesine neden olan en kritik safhalardan biridir.
1.3. Cevap Dilekçesi Süresi
Tebligat davalıya ulaştıktan sonra, davalının 15 gün içinde cevap dilekçesi verme hakkı vardır. Bu süre içinde cevap verilmezse davalı, iddiaları inkâr etmemiş sayılmaz ancak savunma hakkı önemli ölçüde zayıflar.

1.4. Cevaba Cevap ve İkinci Cevap
- Davalı cevap dilekçesi verirse, bu dilekçe davacıya tebliğ edilir.
- Davacı, cevaba karşı 15 gün içinde cevaba cevap dilekçesi sunabilir.
- Bu dilekçe de davalıya gönderilir ve davalıya ikinci cevap dilekçesi için tekrar 15 günlük süre tanınır.
- Karşı taraf cevap vermişse bu cevabı davacıya yollar. Cevap davacıya yollanınca bu sefer davacının cevaba cevap vermesi için 15 gün bekler. her iki taraf 2 şer dilekçe verince süreç biter
- Bu aşama taraflardan birinin tebliğden itibaren kendisine tanınan 15 günlük süreyi kaçırması ile kopup bitebilir.
- Taraflar 15 günlük süreyi uzatmak için süre uzatım dilekçesi verebilir. KAbul konusunda takdir mahkemenindir.
Ancak davalı taraf, sürelere uymamış olsa dahi karşı dava açarak yeni bir dilekçe teatisi süreci başlatabilir.
2. Dilekçelerin Teatisinden Sonra Ne Olur?
Dilekçelerin teatisi tamamlandıktan sonra mahkeme, ikinci tensip zaptını düzenler ve ilk duruşma günü olan ön inceleme duruşmasını belirler. Dosyaya sunulmamış delillerin sunulması için kesin süre verir.
Mahkeme bu aşamada:
- Dilekçelerde bildirilen delillerin toplanması için ilgili kurumlara (emniyet, nüfus, bankalar, SGK vb.) yazılar yazar.
- Dosyayı duruşmaya hazır hale getirir.
Duruşma günü, mahkemenin kendi duruşma yoğunluğuna göre belirlenir. Büyük şehirlerde bu süre aylar sonrasına verilebilir.
3. Duruşmalar Aşaması
3.1. Ön İnceleme Duruşması
Ön inceleme duruşması, çekişmeli boşanma davasının en kritik duruşmalarından biridir.
Bu duruşmada:
- Tarafların talepleri ve uyuşmazlık konuları netleştirilir.
- Sulh olup olamayacakları sorulur.
- Usule ilişkin eksiklikler değerlendirilir.
Ön incelemede tanık dinlenmez, delil tartışılmaz. Ancak mahkeme bu aşamada:
- Tedbir nafakası
- Tedbir velayeti
- Geçici kişisel ilişki
konularında karar verebilir.
3.2. Tanıkların Dinlenmesi
Ön inceleme tamamlandıktan sonra tahkikat aşamasına geçilir.

- İlk olarak genellikle davacı tanıkları dinlenir.
- Bir sonraki celsede davalı tanıkları dinlenir.
Hakimin ve mahkemenin iş yoğunluğuna göre tüm tanıkların tek celsede dinlenmesi mümkündür ancak bu durum istisnaidir.
Şehir dışında bulunan tanıklar, bulundukları yer mahkemesinde talimat yoluyla dinlenir. Bu da yargılamanın uzamasına neden olabilir.
3.3. Sözlü Yargılama
Tüm tanıklar dinlenip deliller toplandıktan sonra mahkeme sözlü yargılama için gün verir.
Sözlü yargılamada taraflar:
- Son beyanlarını sunar,
- Hukuki değerlendirmelerini sözlü olarak açıklar.
Bu duruşma genellikle karar duruşmasıdır ve mahkeme boşanma hakkında hükmünü açıklar.
4. Gerekçeli Karar ve Kesinleşme
Karar duruşmasından sonra hâkim, en geç 1 ay içinde gerekçeli kararı yazmakla yükümlüdür.
Gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmeden, taraflar hukuken boşanmış sayılmaz. Bu nedenle taraflar, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılması için mahkeme kalemine yazılı talepte bulunulması gerekir.
5. İstinaf Süreci
Gerekçeli karar taraflara tebliğ edildikten sonra 15 günlük istinaf süresi başlar.
- Taraflar birlikte mahkemeye başvurarak istinaftan feragat ettiklerini yazılı olarak bildirirlerse karar derhal kesinleşir.
- Böyle bir başvuru yapılmaz ve 15 gün içinde istinaf edilmezse karar kendiliğinden kesinleşir.
İstinaf edilmesi hâlinde dosya, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından çoğunlukla duruşmasız olarak incelenir. Uygulamada Samsun özelinde bu sürecin ortalama 7–8 ay sürdüğü görülmektedir.
6. Temyiz ve Olağanüstü Kanun Yolları
Boşanma kararları bakımından temyiz yolu açıktır.
- İstinaf kararının tebliğinden itibaren 15 gün içinde temyiz başvurusu yapılabilir.
- Yargıtay incelemesi sonucunda verilen karar kesindir.
Karar kesinleştikten sonra:
- Karar düzeltme,
- Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru,
- AİHM başvurusu
mümkündür. Ancak bu yollar, boşanma kararını ortadan kaldıran veya evliliği yeniden canlandıran sonuçlar doğurmaz.
Sonuç: Çekişmeli Boşanma Davaları Uzmanlık Gerektirir
Çekişmeli boşanma davaları, yalnızca hukuki bilgi değil; zamanlama, delil stratejisi ve usul hakimiyeti gerektirir. Sürelerin kaçırılması, eksik delil sunulması veya yanlış dilekçe kurgusu telafisi mümkün olmayan hak kayıplarına yol açabilir.
Bu nedenle çekişmeli boşanma sürecinin, alanında deneyimli bir boşanma ve aile hukuku avukatı tarafından yürütülmesi, davanın sağlıklı ilerlemesi ve hakların korunması açısından belirleyici öneme sahiptir.
Çekişmeli boşanma davası titizlikle takibi gereken bir davadır.
Çekişmeli Boşanma Davası İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular:
Çekişmeli boşanma davasında hâkim taraf asillerine söz hakkı verir mi?
Evet. Çekişmeli boşanma davalarında hâkim, taraf asillerine doğrudan söz hakkı verebilir. Boşanma davası yazılı yargılama usulüne tabidir. Bu nedenle beyanların ve iddiaların yazılı olarak sunulması esastır. Bunun haricinde taraflar söz hakkı isterse hakim sö hakkı verebilir.
Taraf asilleri duruşmada konuşmak zorunda mı?
Hayır. Taraf asillerinin duruşmada konuşma zorunluluğu yoktur. Taraflar, vekille temsil ediliyorsa beyanlar avukat aracılığıyla sunulabilir. Ancak hâkim tarafından doğrudan soru yöneltilirse, tarafın bu soruya cevap vermesi beklenir.
Davada asil ne demektir?
Davacı veya davalının bizzat kendisi demektir. “Asil gelsin” veya “asiller burada” dendiğinde davacı veya davalının kendisi kastedilmektedir. Asil bir duruş veya tavır kastedilmemektedir.
Hâkim taraflara neden doğrudan soru sorar?
Hâkim, isticvap isteyebilir. Bu durumda asilin mahkemeye bizzat gelmesi gerekir. İsticvap için hakim taraflara bizzat soru sorabilir.
İsticvap ne demek?
İsticvap, mahkemenin taraflardan birini bizzat çağırıp soru sormasıdır. Yani hâkim, avukata değil doğrudan asile sorar.
Hâkim neden isticvap yapar?
Hâkim, dosyada şüpheli, çelişkili veya netleşmesi gereken bir konu varsa veya şahsin dış görünüşü hali tavrının gözlemlenmesi gerekiyorsa hakim asili isticvap için çağırır.
Avukat varken isticvap olur mu?
Evet. Avukat varken de isticvap yapılır. Çünkü hâkim, avukatın değil tarafın kendisinin ne dediğini duymak ister.
Taraf asillerinin beyanları delil sayılır mı?
Hayır. Taraf beyanları, tek başına delil niteliği taşımaz. Ancak mevcut delilleri destekleyici veya çelişkili yönleri ortaya koyabilir. Tarafın iddiaları ve beyanları delillendirilmemişse hükme esas alınmaz.
Çekişmeli boşanma davasında taraflar her celseye gelmek zorunda mı?
Genel kural olarak çekişmeli boşanma davasında tarafların duruşmaya katılma zorunluluğu yoktur. Ancak hâkim, taraf asillerinin bizzat hazır bulunmasına karar verebilir.
Taraf duruşmaya gelmezse dava kaybedilir mi?
Hayır. Tarafın duruşmaya katılmaması, tek başına davanın kaybedilmesi sonucunu doğurmaz. Ancak tarafın dinlenmesinin zorunlu olduğu bir aşamada mazeretsiz olarak duruşmaya gelinmemesi, aleyhe değerlendirme yapılmasına neden olabilir.
Hâkim tanıkları yüzleştirir mi?
Çekişmeli boşanma davalarında yüzleştirme tanık beyanları arasındaki çalışkinin giderilmesi için yüzleştirme yapılabilecektir.
Çekişmeli boşanma davasında hâkim psikolojik baskı yapar mı?
Hâkimlerin taraflara baskı yapması hukuken mümkün değildir. Ancak bazı hâkimler, tarafları sulhe teşvik eden net ve doğrudan bir üslup kullanabilir. Bu durum baskı değil, yargılamanın doğal bir parçasıdır.
Avukat varken tarafın konuşması doğru mudur?
Genel olarak stratejik değildir. Taraf asillerinin kontrolsüz beyanları, dosyadaki delillerle çelişebilir ve aleyhe sonuç doğurabilir. Bu nedenle çekişmeli boşanma davalarında tarafların, konuşmadan önce mutlaka avukatının yönlendirmesine göre hareket etmesi gerekir.
Hâkim bana soru sorarsa cevap vermek zorunda mıyım?
Hâkim tarafından doğrudan yöneltilen sorulara cevap verilmesi beklenir. Ancak taraf, kendisini zor durumda bırakacak ayrıntılı açıklamalardan kaçınabilir.
Taraf duruşmada yanlış bir şey söylerse ne olur?
Tarafın yanlış, çelişkili veya kontrolsüz beyanları davanın sonucuna etki eder. Örneğin hem boşanmak istiyorum diyip hem eşimi seviyorum derse dava reddedilebilir.
Hâkim tarafı azarlayabilir mi?
Hayır. Hâkimin tarafları azarlaması veya küçük düşürmesi hukuka aykırıdır. Ancak dosyaya hâkim olmak amacıyla sert ve net bir üslup kullandığı zamanlar olabilir.
Hâkime boşanmak istemediğimi söylersem dava reddedilir mi?
Davacı veya davalı karşı davacı boşanmak istemediğini söylerse dava reddedilir. Aleyhinde karşı vekalet ücretleri ve yargılama masrafları ödemesine hükmedilir. Salt davalı konumundaki kişi boşanmak istemediğini söylerse yargılama esnasında sunulacak tanık ve delillerle bir değerlendirme yapılır. Buna göre boşanma veya davanın reddi kararı verilir.
Duruşmada ağlamak veya duygusal davranmak davayı etkiler mi?
Duygusal tepkiler tek başına davayı kazandırmaz veya kaybettirmez. Hâkimler duygusal beyanlardan ziyade somut delillere ve tutarlılığa bakar.
Dava üst mahkemeye giderken sadece tutulan tutanaklar ve yazılı blgeler gider. Üst mahkemede yargılama genelde dosya üstünden yürür ve duygusal tepkiler dosyaya girmeyeceğinden ilk celsedeki ağlamanın bilgisi üst mahkemeye gitmez.
Hâkim bana “neden şimdi boşanmak istiyorsun” diye sorarsa ne anlama gelir?
Bu soru, neden olaylara bunca sene katlanıp şimdi dava açıldığını anlamak için sorulur. Son dönemde yeni bir olayın olup olmadığı anlaşılmaya çalışılır.
Taraf duruşmaya gelmezse hâkim ne yapar?
Vekille temsil edilen davalarda tarafın duruşmaya gelmemesi davayı düşürmez. Ancak hâkim, tarafın bizzat dinlenmesini gerekli görürse duruşmayı erteleyebilir veya zorla getirme kararı verebilir.
Hâkim tarafları barışmaya zorlayabilir mi?
Hayır. Hâkim tarafları barışmaya zorlayamaz. Ancak kanun gereği sulh ihtimalini araştırmak zorundadır.
Hâkim karar duruşmasında fikrini belli eder mi?
Hakimin hükümden önce fikrini belirtmesi veya hissettirmesi kanunen yasaktır.
Hâkim bana bakıp sustu, bu kötü bir şey mi?
Hayır. Hâkimin sessiz kalması olumsuz bir kanaat oluştuğu anlamına gelmez. Çoğu zaman not almak veya dosyayı zihninde tartmak için susar. Hakim genelde bir günde 20-40 dosyalık duruşma yapar. Yorulmuş olabilir.
Hâkim yüzüme bile bakmadı, dava kaybedildi mi?
Hayır. Hâkimlerin duruşmada taraflara bakmaması yaygındır. Karar, duruşmadaki mimiklere değil dosyadaki delillere dayanır.
Duruşmada heyecandan yanlış tarih söyledim, sorun olur mu?
Tek başına küçük tarih veya ayrıntı hataları davayı düşürmez. Ancak çelişkiler artarsa beyanın güvenilirliği zedelenebilir.
Hâkim “tanıkların çelişkili” dedi, dava bitti mi?
Hayır. Nihai değerlendirme karar aşamasında yapılır.
Hâkim nafaka hakkında soru sormadı, nafaka alamaz mıyım?
Hayır. Nafaka talepleri çoğu zaman dosya üzerinden, gelen sosyoekonomik inceleme raporuna göre değerlendirilir. Duruşmada ayrıca sorulmaması talebin reddedileceği anlamına gelmez.
Karşı taraf çok rahat konuştu, bu beni etkiler mi?
Hayır. Hâkimler hitabetten ziyade içeriğe ve delillere bakar. Rahat konuşmak haklılık göstergesi değildir.
Hâkim tanığıma sert davrandı, tanık geçersiz mi oldu?
Hayır. Hâkim, tanığın tutarlılığını test etmek için sert üslup kullanabilir. Bu, tanığın dinlenmediği anlamına gelmez. Duruşmadaki duygusal dalgalanmalar değil tutanağa geçen yazılar esastır.
Duruşma çok kısa sürdü, dava ciddiye alınmadı mı?
Hayır. Dosyası olgunlaşmış davalarda duruşmalar kısa sürebilir. Süre ile ciddiyet arasında doğrudan ilişki yoktur.
Hâkim ara karar verdi, bu iyi mi kötü mü?
Ara karar, dosyanın henüz esas karara çıkacak aşamaya gelmediğini gösterir. Ne olumlu ne olumsuzdur; yargılamanın doğal sonucudur.
Hâkim karar açıklamadı, dava uzar mı?
Kararın açıklanmaması genellikle dosyada değerlendirilmesi gereken hususlar olduğunu gösterir. Bu durum davanın uzayabileceğine işaret edebilir.
Karşı taraf ağladı, hâkim etkilenir mi?
Hâkimler duygusal tepkilerden ziyade delil ve tutarlılığı esas alır. Ağlamak tek başına sonucu belirlemez.
Hâkim “son kez soruyorum” dedi, ne anlama gelir?
Bu ifade genellikle asilin veya tanığın sözü dolaştırıp bir yere bağlamadığı anlamına gelir. Hakim düzgün beyan almak için beyanın net olmasını istemiştir.

