İşe iade davası, belirli şartların varlığı halinde, iş sözleşmesi haksız şekilde feshedilen işçiye, işine dönme fırsatı veya maddi tazminat ve ücret alacağı elde etme ihtimali sağlar.
İŞE İADE DAVASINDAN ÖNCE ARABULUCULUK ZORUNLU MUDUR?

4857 sayılı İş Kanunu’nun 20.maddesine göre, iş sözleşmesi haksız şekilde feshedilen kişiler, fesih bildiriminin kendisine tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabuluculuk başvurusunda bulunmalıdır. Bir diğer anlatımla, işe iade davalarının ön şartı arabuluculuk başvurusudur. Dolayısıyla, arabuluculuk süreci tamamlanmadan işe iade davası açmak mümkün olmayacaktır. 1 aylık sürenin kaçırılması halinde işe iade davası açma imkanı ortadan kalkar. Bu sebeple, işverenin haksız feshine ilişkin evrakın tebliğ tarihi oldukça önemlidir.
İŞE İADE DAVASI HANGİ ŞARTLARDA AÇILIR?
Haksız şekilde işten çıkarılan bir kişinin, aynı işyerinde yeniden çalışmaya başlamak üzere işe iade davası açabilmesi için arabuluculuk ön şartını sağlaması ve kanunen bazı başkaca şartlar aranmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu‘nun 18.maddesine göre, işçinin iş sözleşmesini fesheden işverene ve işçiye yönelik bazı belirlemeler yapılmıştır. Buna göre, işyerinde en az 30 işçinin çalışıyor olması; işçinin o işyerinde en az 6 aylık kıdeme sahip olması; işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesiyle istihdam ediliyor olması; feshin geçerli bir nedene dayanmaması gerekmektedir. Bu şartların eksikliği halinde işe iade davasının reddi söz konusu olur.
6 AY DOLMADAN İŞE İADE DAVASI AÇILIR MI?
Kural olarak, işe iade davası açmak isteyen işçinin, o işyerinde en azından 6 ay çalışma geçmişinin olması gerekmektedir. Aksi halde, bu şart sağlanamadığından, işverenin feshi geçerli kılma zorunluluğu ortadan kalkacak ve işe iade davasının reddi söz konusu olacaktır. Ancak 18.madde bu konuda özel bir düzenleme barındırmaktadır. Buna göre, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler toplanarak hesap edilmekte, böylece işçinin 6 aylık kıdem şartını sağlama ihtimali artırılmaktdır.
İŞE İADE DAVASINDA 30 İŞÇİ KURALI NEDİR?
İş Kanunu’nun 18.maddesine göre, işyerinde 30 ve üzeri sayıda işçinin çalışıyor olması -ve diğer şartların varlığı- halinde, işverenin feshi geçerli bir nedeni dayandırması zorunludur. Dolayısıyla, işe iade davası açmak isteyen işçinin, bu şartın sağlanıp sağlanmadığını bilmesi gerekir. Aksi halde, işveren tarafından yapılan feshin geçerli bir nedene dayandırılması zorunlu tutulmadığından, işe iade davası açmak da mümkün olmayacaktır.
İŞE İADE DAVASI HANGİ MAHKEMEDE GÖRÜLÜR?
İşe iade davasında görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise işin yapıldığı yer veya davalının ikamet adresidir. Tüzel kişiliğin davalı olması halinde, buna ait adres esas alınabilir.
İŞE İADE İÇİN İHTARNAME ŞART MI?

İşe iade davasının lehe sonuçlanması ve kararın kesinleşmesinden sonra, tebliğ işleminin gerçekleşmesi beklenir. Kanuna göre, tebliğden itibaren 10 gün içerisinde işçinin işverene ihtar çekmesi ve işe iade olma iradesini ortaya koyması gerekir. 10 gün içerisinde bu ihtar çekilmezse işe iade iradesi ortaya koyulmamış olacağından, işe iade olma veya işe iade olmama sebebiyle mahkemece hükmedilen ücretlere hak kazanmak da mükmün olmayacaktır.
İŞE İADE KARARI SONRASI KAÇ GÜN İÇİNDE İŞE BAŞLAMA İHTARI ÇEKİLMELİDİR?
İşe iade kararının tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde ihtarın çekilmesi gerekmektedir. Bu sürenin kaçırılması hak kaybına neden olur.
İŞVEREN İŞE İADEYİ KABUL ETMEZSE NE OLUR?
İşveren, işe iade olmak amacıyla çekilen ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 ay içinde işçiyi işe başlatmak zorundadır. Ancak uygulamada çoğunlukla işverenler bunu kabul etmemektedir. Bu ihtimalde, mahkemenin kararında belirttiği diğer sonuçlar, yani ücret ve tazminat ödeme sonucu uygulanır. İşe başlatılmayan işçi, kararda yer alan miktarlar üzerinden işverenden alacaklı hale gelir.
İŞE İADE SONRASI İŞÇİ İŞE BAŞLAMAZSA NE OLUR?
İşçi işe iade davasında elde ettiği hakları kullanma ihtimalini ortadan kaldırır. İşçinin ihtarı çekmesi, işverenin kabulüne rağmen işçinin işe başlamaması halinde, işçinin mahkeme ilamında yer alan ücretleri alma şansı da kalmaz. Zira hakkın kullanılmadığı sonucuna ulaşılır. Yargıtay’ın bakış açısı bu yönde olup, işçinin işe başlamamasının, işe iade talebinde samimi olunmadığı anlamına geldiği çeşitli kararlarda vurgulanmıştır. Bunun doğal sonucu olarak, işe iade talebinde samimim olmayan işçinin, mahkeme kararında hükmedilen ve işe iadeden kaynaklanan tazminat ve boşta geçen süre ücretlerini alması da düşünülemez.
İŞE İADE DAVASINDA HANGİ TAZMİNATLAR ALINABİLİR?
Mahkeme karar verirken işçinin işe iadesini öncelikli tutarken, 1 ay içinde işe başlatılmayan işçi lehine en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödeme ve ayrıca boşta geçen süre için de en çok dört aya kadar ücret ve yan hak ödenmesine karar verebilir. Burada hakimin takdir yetkisi bulunduğundan, kanun alt ve üst sınırları belirlemekle yetinmiştir. Yani, hakim 10 aylık ücret tutarında tazminata hükmedemez. Aynı şekilde, işçinin boşta geçen süre için alacağı ücret ve yan hakları 4 ayın üzerinde belirleyemez.
Yazan: Av. Enes Baki

