2026 Yılı İçin Senetle İspat Sınırı ve Yazılı Delil Zorunluluğu
Senetle ispat zorunluluğu, bir alacak iddiasının yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiği kuralını ifade eder. Yani taraflar arasındaki alacak iddiasının senet, sözleşme, protokol, banka dekontu gibi yazılı ve imzalı delillerle gösterilmesi gerekir; kırtasiyeden temin edilen basit senetler bu kapsamda kabul edilmez. Bu kural, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenmiştir (HMK m.200 ve m.201).
2026 yılında bu sınır, önceki yıla göre artarak 41.000 TL olarak belirlenmiştir. Yani 41.000 TL üzerindeki alacaklar, taraflar arasında yazılı bir delil olmadan hukuken ispat edilemez.
Bu uygulama, alacağın miktarına göre delil türünü belirler; belirlenen parasal sınırın üzerindeki alacaklar için yazılı delil yoksa tanık beyanına dayalı ispat mümkün değildir.
Kira ve Nafaka Alacaklarında Senetle İspat Sınırı
Kira ve nafaka alacaklarında senetle ispat sınırının tespitinde 12 aylık toplam tutar esas alınır. Buna göre 3.400TL civarındaki aylık kiralar ve nafakalar için ilk derece mahkemesi kararı kesin olacaktır.
Yazılı Delillerin Önemi
Her türlü ödemenizi banka havalesi ile belgelenmiş şekilde yapmak hukuken en doğrusudur. Banka yoluyla yapılan ödemeler, hesabın size ait olması şartıyla doğrudan mahkeme önünde delil olarak kabul edilir.
Elden ödeme, hatta başka birinin hesabına havale bile mahkemede ispatta sorun yaratabilir. Ödemeleri yazılı evrakla veya banka kaydı ile belgelemek, ilerde olası bir davada ödeme yaptığınızı ispatlamanızı sağlar. Yazılı belge yoksa, alacak 41.000 TL sınırını aştığında tanıkla ispat mümkün olmayacağından, dava konusu alacağı veya yapılan ödemeyi ispatlayamazsınız.
Senetle İspat İçin Delilin Niteliği
Bir senedin ödendiğinin mahkemede kabul edilmesi için geçerli muteber yazılı deliller gereklidir. Bunlar arasında: Senedin üzerinde alacaklı ve borçlu imzaları, banka dekontları ve ödeme kayıtları, noter onaylı senet belgeler yer alır.
Eğer senet borcunu kapattığınız halde senet aslını almadıysanız, ya da yapılan kısmi ödemeler için yazılı belge verilmediyse, ileride büyük hukuki sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Kişiler arasında güven olsa dahi, hukuki süreçlerde belgeye dayalı ispat esastır.

Öneriler
✔ Borç ve ödeme ilişkilerini her zaman banka transferi yoluyla yapın ve dekontunu saklayın.
✔ Elden ödeme yapmanız gerekiyorsa PTT ile evde ödemeli gönderim yaparak yazılı belge edinin.
✔ Senet alıyorsanız, senedin aslının mutlaka fotokopi veya fotoğrafını alın
✔ Alacaklı ödemeyi kabulden kaçınıyorsa Sulh Hukukta ödeme yeri belirlenmesi davası açın
Kambiyo Senedi Doldurma Rehberi
Uygulamada “senet” denildiğinde çoğu zaman her türlü yazılı borç belgesi aynı sanılmaktadır. Oysa bir belgenin kambiyo senedi sayılabilmesi için, Türk Ticaret Kanunu’nda açıkça sayılan unsurları taşıması gerekir. Aksi hâlde belge, kambiyo senedi değil adi yazılı borç ikrarı niteliğinde kalır.
Bir senet düzenlenirken özellikle şu hususlara dikkat edilmelidir:
*Senedin üzerinde kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödeneceği açıkça yazılmalıdır. Yani borcun sebebi soyut olmalıdır.
Senedi senet yapan şey soyut borç ikrarıdır. Soyut borç ikrarı, bir kişinin borcun kaynağını açıklamadan, yazılı ve imzalı şekilde borçlu olduğunu kabul etmesidir. Türk Borçlar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca, borcun sebebinin belgede yer almaması, tek başına borç ikrarını geçersiz kılmaz; bu nedenle soyut borç ikrarları Türk hukukunda kural olarak geçerlidir. Belgenin yazılı olması, borçlu ve alacaklının açıkça belli olması ve borç tutarının tereddüde yer vermeyecek şekilde gösterilmesi yeterlidir. Ancak imzanın hileyle alınması, tehdit altında atılması, açık bir irade fesadı bulunması ya da borcun hukuka ve ahlaka aykırı bir ilişkiye dayanması hâlinde bu tür belgeler geçersiz veya iptal edilebilir. Aksi durumda, soyut borç ikrarına dayanılarak icra takibi yapılabilir ve borcun gerçekte mevcut olmadığını ispat yükü borçluya ait olur.
Borçlu (düzenleyen) ve alacaklının adı-soyadı net olmalıdır.
Düzenleme tarihi mutlaka yazılmalıdır.
Vade belirtilmelidir
Borçlunun ıslak imzası bulunmalıdır.
Kanunen elektronik imzalı senetler de geçerli olsa da henüz uygulamada çok yer almamaktadır.Bedel hem rakamla hem yazıyla yazılmalı-çelişki varsa yazı esas alınır
Bu unsurlardan biri eksikse belge, kambiyo senedi sayılmaz ve kambiyo yoluyla icra takibine konu edilemez. Kambiyo senedi sayılmasa dahi yazılı delil başlangıcı sayılır tanıklar, ve diğer destekleyici delilleerle alacağın ispatında kullanılır.
Yazılı delil başlangıcı, bir hukuki ilişkinin varlığına tek başına kesin ispat gücü olmasa da, o ilişkinin gerçekten yaşandığını düşündüren taraflar arasındaki yazılı belgelerdir. Bu tür belgeler, senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde doğrudan ispat sağlamaz; ancak tanık dinletilmesinin yolunu açar. Özellikle mesajlar, e-postalar, banka dekontları veya taraflar arasındaki yazışmalar yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilebilir. Mahkeme, yazılı delil başlangıcını değerlendirirken belgenin ciddiyetine ve uyuşmazlıkla bağlantısına bakar.
Senetle İspat Sınırında Kastedilen “Senet” ile Kambiyo Senedi Arasındaki Fark
Uygulamada en çok karıştırılan konulardan biri de HMK’daki senetle ispat zorunluluğu ile kambiyo senedi kavramının aynı sanılmasıdır. Bunlar aynı şey değildir.
Senetle ispat kuralında kastedilen “senet”,
👉 taraflar arasında düzenlenmiş her türlü yazılı delildir.
Bu; sözleşme, mail, whatsapp mesajı, protokol, borç ikrarı, makbuz, banka dekontu olabilir.Kambiyo senedi ise,
👉 Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen,
👉 Bono, poliçe veya çek niteliğindeki özel ve şekle bağlı belgelerdir.
Yani HMK’daki “senetle ispat” için kambiyo senedi düzenlenmesi şart değildir. Basit bir yazılı borç belgesi bile senetle ispat kuralı açısından yeterlidir.
Kambiyo Senedi Kırtasiye Baskısı (Matbu Evrak) Olmak Zorunda mı?
Hayır.
Kambiyo senedinin mutlaka kırtasiyeden alınmış matbu bir belge olması gerekmez.
El yazısıyla düzenlenen bir belge de kanuni unsurları taşıyorsa, kambiyo senedi olarak geçerli olabilir.
Ancak uygulamada matbu senetler tercih edilir; çünkü unsurların eksik bırakılma riski azalır
Matbu olmaması geçersizlik nedeni değildir, fakat risk artırıcı bir unsurdur.
Senede Karşı Senetle İspat Mecburiyeti
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre, bir iddia yazılı senetle ispatlanıyorsa, buna karşı ileri sürülen iddialar da yine yazılı delille ispatlanmak zorundadır. Buna uygulamada “senede karşı senetle ispat mecburiyeti” denir.
Buna göre senetle borç altına girildiği iddia ediliyorsa, borcun ödendiği, ertelendiği, takas edildiği savunuluyorsa, bu iddialar tanıkla değil, yine yazılı belgeyle ispatlanmalıdır.
Örneğin:
“Bu senedi ödedim” diyorsanız → yazılı ödeme belgesi gerekir
“Bu senet teminattı” diyorsanız → bunu gösteren yazılı belge gerekir
Aksi hâlde mahkeme tanık dinlese bile hukuken dikkate almaz.
Not:Araç kiralamaya verdiğiniz boş senedi geri alamadıysanız senetlerin bedelsiz olduğuna dair noterden ihtar çekin.Bir senedin ödendiğini ispatlayacak muteber yazılı belge yoksa, borç ikinci kez tahsil edilebilir.
Bu nedenle:
Senet ödendiğinde mutlaka senet aslını geri alın
Kısmi ödemelerde her ödeme için yazılı belge isteyin
Banka dekontlarında açıklama kısmını mutlaka doldurun
“Güvendiğim insandı” cümlesi, mahkeme salonunda hiçbir hukuki karşılık taşımaz.
Kambiyo Senetlerine Dair Bazı İstisnalar
Tefeci senetlerne ilişkin iptal davaları, Yargıtay uygulamasında klasik alacak–borç ilişkilerinden ve senetle ispat kurallarından ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. Yargıtay, bu tür uyuşmazlıklarda senedin şeklen geçerli olmasını tek başına yeterli görmemekte; borcun gerçekliğini, faiz oranlarını, tarafların ekonomik durumunu ve ilişkinin niteliğini resen araştırmaktadır. Özellikle tefecilik iddiası bulunan dosyalarda, senetle ispat sınırının aşılıp aşılmadığına bakılmaksızın tanık beyanları, banka kayıtları, bilirkişi incelemesi ve ceza dosyaları birlikte değerlendirilmekte; senedin gerçekte bir tefeci ilişkisini gizleyip gizlemediği araştırılmaktadır.
Tüketici senetleri senetle ispat mecburiyetinin ve soyut borç ikrarının katı sonuçlarının yumuşatıldığı istisnai alanlar arasında yer almaktadır. Tüketici senetlerinde Yargıtay, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un amacına uygun olarak, senedin teminat amacıyla alınıp alınmadığını, tüketici aleyhine haksız şart içerip içermediğini ve gerçek borçla uyumlu olup olmadığını resen araştırmakta; bu tür senetlerde tanık dahil her türlü delille ispatı mümkün kabul etmektedir.
Aile arasındaki senet işlemleri bakımından: Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 203/1-a maddesi, senetle ispat zorunluluğunun genel kuralına karşı bir istisna öngörür: altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki hukuki işlemlerde, parasal sınır ne olursa olsun tanıkla ispat da mümkün olabilir. Bu düzenlemenin gerekçesi, yakın akrabalar arasındaki işlemlerde senet düzenlemenin manevi olarak çoğu zaman imkânsız veya uygun olmamasıdır; bu nedenle kanun koyucu, belirli bir akrabalık ilişkisi bulunduğunda tarafların iddialarını tanık beyanlarıyla destekleyerek ispat edebilmesine olanak tanımıştır. Yargıtay da bu görüşü benimseyerek, söz konusu akraba ilişkisi mevcutsa ve HMK m.203/1-a kapsamında değerlendirilebilecek bir hukuki işlem varsa, mahkemenin yalnızca senet gibi yazılı delile bakmak yerine tanıkları da dinleyerek tüm delilleri birlikte değerlendirmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu yaklaşım parasal sınırın üzerindeki işlemler bakımından da tanıkla ispatın mümkün olacağını kabul ederek uygulamada sürekli olarak yer bulmuştur.
ÖRNEK KAMBİYO SENEDİ (BONO) METİNİ
BONO
Kayıtsız ve şartsız olarak, işbu bonoya karşılık 200.000,00 TL
(İkiyüzbin Türk Lirası) bedeli, 01/09/2026 tarihinde Atakum / SAMSUN’da
Ayşe Deniz Oral’a veya emrine ödeyeceğimi kabul ve taahhüt ederim.
Ödeme Yeri: Samsun
Düzenleme Tarihi: 01/09/2025
Düzenleme Yeri: Samsun
ALACAKLI (LEHDAR):
Adı Soyadı: Ayşe Deniz Oral
T.C. Kimlik No: 00000000000
Adres: ………………………………………
BORÇLU (DÜZENLEYEN):
Adı Soyadı: Ahmet Yılmaz
T.C. Kimlik No: 11111111111
Adres: ………………………………………
BORÇLUNUN İMZASI:
(Islak imza)
*Bu şekilde elde yazıp imzalanırsa bonu hükmünde kambiyo senedirdir. Soyut borç ikrarıdır. Aksini ispat için senet gerekir.
Parayı İleride İcra Yoluyla Geri Alabilmek İçin Açıklamaya Ne Yazılmalı?
Birine banka yoluyla para gönderirken yapılan en büyük hata, açıklama kısmını boş bırakmak ya da “yardım”, “destek” gibi masum görünen ifadeler kullanmaktır. Hukuk açısından asıl önemli olan, gönderilen paranın hibe değil, geri ödenmesi gereken bir borç olduğunun açıkça ortaya konulmasıdır.
Ancak çoğu kişinin gözden kaçırdığı bir başka kritik nokta daha vardır: Paranın kimin hesabına gönderildiği. Uygulamada sıkça, borçlu yerine annesinin, babasının, eşinin ya da kardeşinin IBAN’ına para gönderildiği görülür. Açıklamaya “borç” yazılmış olsa bile, para üçüncü kişinin hesabına gönderilmişse mahkeme önünde ciddi bir sorun ortaya çıkar. Çünkü bu durumda borcun asıl borçluya mı yoksa paranın gönderildiği kişiye mi verildiği tartışmalı hâle gelir. Özellikle anne, baba veya eş hesabına gönderilen paralar, çoğu zaman “aile içi yardım” olarak değerlendirilmekte ve alacağın ispatı zorlaşmaktadır.
Bu nedenle, geri alınmak istenen bir borç söz konusuysa para mutlaka borçlunun kendi banka hesabına gönderilmelidir. “Annesinin hesabıydı, o yüzden oraya attım” gibi açıklamalar, uygulamada neredeyse hiçbir zaman kurtarıcı olmaz.
Açıklama kısmına gelince; en güvenli ifadeler “borç” ve “geri ödeme” kavramlarını birlikte içeren ifadelerdir. “Borç olarak verilmiştir”, “geri ödemeli borç” veya “iade edilmek üzere verilen borç” gibi açıklamalar, paranın karşılıksız olmadığını net biçimde gösterir. Daha da güçlü olması için geri ödeme tarihinin yazılması büyük avantaj sağlar. Örneğin, “01.03.2026 tarihinde geri ödenmek üzere borç” şeklindeki bir ifade, icra aşamasında borçlunun itirazını ciddi şekilde zayıflatır.
Uygulamada en sağlam ve sorunsuz kabul edilen açıklama ise şudur:
“01.03.2026 tarihinde iade edilmek üzere borç olarak gönderilmiştir.”
Bu ifade yer alıyorsa, para kural olarak hibe sayılmaz; ilamsız icra takibi yapılabilir ve itiraz edilirse alacak davasında güçlü bir yazılı delil elde edilir.
Buna karşılık, açıklamada “yardım”, “destek”, “ihtiyaç için”, “emanet” gibi ifadelerin yer alması ya da açıklamanın tamamen boş bırakılması, paranın geri alınmasını çoğu zaman imkânsız hâle getirir. Özellikle “yardım” ibaresi, yargı uygulamasında çoğunlukla geri istenemeyen ödemeler arasında kabul edilmektedir.
Senet yoksa banka dekontu tek başına senet niteliğinde değildir; ancak yazılı delil sayılır. Senetle ispat sınırının aşıldığı durumlarda, borçlu itiraz ederse dekontun tanık beyanları ve diğer delillerle desteklenmesi gerekir.
Son olarak, uygulamada çok işe yarayan pratik bir yöntemden bahsetmek gerekir. Havale yaptıktan sonra borçluya kısa bir mesaj atmak –örneğin “Gönderdiğim para borçtu, mart ayında geri alacağım”– ve karşı tarafın buna “tamam” şeklinde cevap vermesi, hukuken ikrar anlamına gelir. Bu tür mesajlaşmalar yazılı delil başlangıcı oluşturur ve tanıkla birlikte kullanıldığında davada ciddi bir avantaj sağlar.
Özetle; doğru IBAN’a gönderilmeyen, doğru kelimelerle açıklanmayan bir para, ne kadar haklı olursanız olun ileride sizi çok zor durumda bırakabilir. Bu yüzden hem kimin hesabına gönderdiğiniz, hem de ne yazdığınız, en az paranın kendisi kadar önemlidir.

