Samsun tapu avukatı, taşınmaz alım satımı ve tapu işlemlerinde ortaya çıkabilecek hukuki risklerin önlenmesi ve hak kayıplarının engellenmesi amacıyla müvekkillerine profesyonel destek sağlar. Tapu iptal ve tescil davaları, muvazaa iddiaları, mirastan kaynaklanan tapu uyuşmazlıkları ile satış vaadi sözleşmelerine ilişkin süreçlerde hukuki güvenliğin sağlanması, alanında deneyimli bir tapu avukatıyla mümkündür.
Gayrimenkul Hukukunda Uzman Çözümler
Samsun’da tapu hukuku ve gayrimenkul işlemleri, taşınmazların alım-satımından miras yoluyla intikale, ipotekten şerhlere kadar birçok hukuki meseleyi kapsar. Bu süreçlerde karşılaşılan hukuki riskler, usul hataları veya anlaşmazlıklar mülkiyet haklarınızı zedeleyebilir. İşte bu noktada Samsun tapu avukatı olarak hukuki haklarınızın korunması, süreçlerin doğru yönetilmesi ve olası uyuşmazlıkların çözümü için profesyonel destek sunuyoruz.
Tapu Hukuku (Tapu Avukatı) Nedir?
Tapu hukuku, taşınmaz malların mülkiyetinin kazanılması, devri ve tapu siciline tesciline ilişkin tüm hukuki işlemleri kapsayan bir hukuk dalıdır. Satış, bağış, miras yoluyla intikal, kat mülkiyeti kurulması, ipotek ve tapuya konulan şerhler bu alanın temel konuları arasında yer alır.
Tapu işlemleri çoğu zaman teknik ve şekle bağlı süreçler içerdiğinden, yapılacak küçük bir hata dahi ilerleyen aşamalarda ciddi hak kayıplarına neden olabilir. Yanlış beyanlar, eksik belgeler ya da usule aykırı işlemler, taşınmazın devrini geçersiz hale getirebileceği gibi uzun süren davalara da yol açabilir. Bu nedenle tapu ile ilgili işlemlerde sürecin başından itibaren deneyimli bir tapu avukatından hukuki destek alınması gerekir.
Samsun Tapu Avukatı Hangi Hukuki Sorunlarla İlgilenir?
Samsun’da faaliyet gösteren bir tapu ve gayrimenkul avukatı, taşınmazlara ilişkin birçok farklı konuda müvekkillerine hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunar. Bu kapsamda en sık karşılaşılan başlıca alanlar şunlardır:
Taşınmaz Satış ve Devir İşlemleri
Tapu devri sürecinde ortaya çıkabilecek hukuki risklerin önceden değerlendirilmesi, taraflar arasında yapılan alım-satım sözleşmelerinin hazırlanması ve mevcut sözleşmelerin hukuka uygunluğunun incelenmesi tapu avukatının görev alanına girer. Ayrıca satış bedelinin güvence altına alınması ve satış anında tapuda temsil bu süreçte önem taşır.
Şufa (Önalım) Davaları
Şufa davası, paylı mülkiyete konu bir taşınmazda paydaşlardan birinin payını üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlara tanınan önalım hakkının kullanılması amacıyla açılan davadır. Bu hak, paydaşlar arasındaki mülkiyet dengesinin korunmasını ve taşınmazın yabancı kişilere geçmesini önlemeyi amaçlar.
Uygulamada şufa davalarında en sık karşılaşılan sorunlar; satışın paydaşlardan gizlenmesi, satış bedelinin gerçeğinden düşük gösterilmesi veya sürelere uyulmaması şeklinde ortaya çıkar. Önalım hakkının kullanılabilmesi için, satışın öğrenilmesinden itibaren yasal süreler içinde dava açılması ve satış bedelinin mahkeme veznesine yatırılması gerekir.
Şufa davası sonucunda, taşınmazın satılan payı davacı paydaş adına tescil edilir. Ancak her olayda önalım hakkının kullanılması mümkün olmayabilir; paydaşlar arasında fiili taksim bulunması, satışın paydaşa yapılması veya önalım hakkından feragat edilmesi gibi durumlar dava sonucunu doğrudan etkiler.
Tapu İntikal ve Miras İşlemleri
Miras yoluyla taşınmaz devri, uygulamada en çok uyuşmazlık yaşanan alanlardan biridir. Veraset ilamı alınması, mirasçıların paylarının belirlenmesi ve tapu intikal işlemlerinin doğru şekilde yapılması gerekir. Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davaları başta olmak üzere, mirastan kaynaklanan tapu sorunlarında tapu avukatı hukuki süreci baştan sona takip eder.
Kadastro ve Yenileme Kadastrosu Kaynaklı Davalar
Kadastro çalışmaları, taşınmazların sınırlarının, yüzölçümünün ve malik bilgilerinin resmi olarak tespit edilmesini amaçlayan işlemlerdir. Ancak kadastro sırasında yapılan ölçüm, sınır belirleme veya tespit hataları; komşu parseller arasında ihtilaflara ve mülkiyet hakkının yanlış kişilere tescil edilmesine neden olabilmektedir. Bu tür hatalar uzun yıllar sonra dahi ciddi uyuşmazlıklar doğurabilir.
Kadastro tespitlerine karşı açılan davalarda; tespitin iptali, tapu iptal ve tescil, sınır ihtilafları, miktar ve yüzölçümü hatalarına ilişkin davalar ile zilyetliğe dayalı mülkiyet iddiaları sıklıkla gündeme gelir. Özellikle askı süresi içinde yapılacak itirazlar ve sonrasında açılacak kadastro davaları, süre ve usul bakımından teknik özellikler taşır.
Yenileme kadastrosu kapsamında ise, daha önce tescil edilmiş taşınmazların güncel ölçüm ve teknik verilerle yeniden değerlendirilmesi söz konusudur. Bu süreçte yapılan hatalı tespitler, eski tapu kayıtları ile fiili kullanım arasındaki uyumsuzluklar ve sınır kaymaları, yenileme kadastrosuna itiraz davaları ile yargı önüne taşınabilir.
Kadastro ve yenileme kadastrosu davaları, harita, bilirkişi incelemesi ve teknik değerlendirmelerle birlikte yürütülen, uzmanlık gerektiren davalardır.
Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davaları
Muhdesat; başkasına ait bir taşınmaz üzerinde sonradan yapılan bina, yapı, ağaç, tesis veya benzeri eklentileri ifade eder. Tapu kaydı taşınmazın malikini gösterse de, taşınmaz üzerindeki muhdesatın kime ait olduğu her zaman tapu sicilinden anlaşılamayabilir. Bu durum özellikle miras ortaklıklarında, hisseli taşınmazlarda ve fiili kullanıma dayalı uyuşmazlıklarda sıkça karşımıza çıkar.
Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası, taşınmaz üzerindeki yapı veya eklentinin hangi kişi tarafından ve kimin adına yapıldığının mahkeme kararıyla belirlenmesini amaçlar. Bu davalar çoğunlukla ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davalarından önce veya bu davalarla bağlantılı olarak açılır ve paylaşım sırasında muhdesatın değerinin doğru kişiye ait olmasını sağlar.
Dava sürecinde; yapının kim tarafından inşa edildiği, yapım masraflarının kim tarafından karşılandığı, fiili kullanım durumu ve tanık beyanları birlikte değerlendirilir. Muhdesatın aidiyetinin tespiti, mülkiyetin değil, taşınmaz üzerindeki yapının ekonomik değerinin kime ait olduğunun belirlenmesine yöneliktir.
Muhdesata ilişkin uyuşmazlıklar ispat bakımından teknik ve detaylı inceleme gerektirdiğinden, sürecin tapu ve gayrimenkul hukuku alanında deneyimli bir avukat tarafından yürütülmesi, hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşır.
Mirastan Mal Kaçırma İle İlgili Davalar
Miras bırakanın, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla taşınmazını gerçekte bağışlamak istemesine rağmen tapuda satış gibi göstermesi uygulamada sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu tür işlemler muris muvazaası kapsamında değerlendirilir.
Bu gibi hâllerde açılan tapu iptal ve tescil davaları, taşınmazın gerçek hukuki durumunun ortaya çıkarılmasını amaçlar. Muris muvazaasına dayalı davaların yanı sıra, saklı payı ihlal edilen mirasçılar tarafından tenkis davası açılması da mümkündür. Ayrıca mirasçılar arasında adil paylaşımın sağlanması amacıyla denkleştirme (iade) talepleri de tapu hukukunun önemli uyuşmazlık alanları arasında yer alır.
İmar Planına İtiraz İşlemleri
İmar planlarının askıya çıkarılmasıyla birlikte, taşınmaz maliklerinin ve ilgililerin plana karşı yasal süresi içinde itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Askı süresi içerisinde yapılan itirazlar, planı onaylayan idare tarafından değerlendirilir ve kabul veya ret yönünde karara bağlanır. İtirazın reddedilmesi ya da süresi içinde cevap verilmemesi hâlinde, ilgili imar planının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle idari yargıda iptal davası açılması mümkündür. Bu süreçte planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine, kamu yararına ve mülkiyet hakkına aykırılık hususları birlikte değerlendirilir.
Geçit Hakkı Davaları
Geçit hakkı, bir taşınmazın genel yola doğrudan veya yeterli şekilde bağlantısının bulunmaması hâlinde, komşu taşınmazlar üzerinden geçiş sağlanabilmesi için tanınan ayni nitelikte bir haktır. Uygulamada özellikle tarla, arsa ve imarsız taşınmazlarda geçit ihtiyacı sıkça gündeme gelmektedir.
Geçit hakkı davası, yolu bulunmayan veya mevcut yolu kullanılamayacak durumda olan taşınmaz maliki tarafından açılır. Mahkeme tarafından yapılacak incelemede; taşınmazın konumu, alternatif geçiş imkânları, komşu parsellerin durumu ve en az zarar verme ilkesi dikkate alınarak geçidin nereden ve hangi koşullarda sağlanacağı belirlenir. Geçit hakkı tesis edilirken, yükümlü taşınmaz malikine uygun bir bedel ödenmesine de karar verilebilir.
Kat Mülkiyeti ve İrtifak Hakları
Kat mülkiyeti kurulması, kat irtifakı işlemleri ve taşınmaz üzerinde kullanım hakkı tanıyan irtifak hakları da tapu hukukunun önemli konularındandır. Apartman ve site yönetim planlarından doğan uyuşmazlıklar ile bağımsız bölüm paylaşımlarına ilişkin sorunlarda hukuki danışmanlık sağlanır.
Sınır Belirleme, Müdahalenin Men’i ve Eski Hâle Getirme Davaları
Taşınmazlar arasında sınırların fiili durum ile tapu ve kadastro kayıtları arasında uyumsuzluk göstermesi, komşu parseller arasında ciddi uyuşmazlıklara yol açabilmektedir. Özellikle çit, duvar, yol, yapı veya ekim alanları nedeniyle taşınmaz sınırlarının ihlal edilmesi uygulamada sıkça karşılaşılan durumlardandır.
Sınır belirleme davaları, taşınmazın gerçek sınırlarının tapu kayıtları, kadastro paftaları ve teknik bilirkişi incelemeleriyle tespit edilmesini amaçlar. Sınırın net olarak belirlenmesi, devam eden veya ileride doğabilecek müdahalelerin önlenmesi açısından önemlidir.
Taşınmaza yönelik haksız el atma veya kullanım hâllerinde ise müdahalenin men’i davası açılarak hukuka aykırı kullanımın durdurulması talep edilebilir. Müdahalenin ortadan kaldırılmasının mümkün olduğu durumlarda, taşınmazın eski durumuna döndürülmesi amacıyla eski hâle getirme talepleri de dava konusu yapılabilir.
Müteahhit ile Yaşanan Uyuşmazlıklar ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri
Arsa sahipleri ile müteahhitler arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, uygulamada en çok uyuşmazlık çıkan sözleşme türleri arasında yer alır. İnşaatın süresinde tamamlanmaması, sözleşmeye aykırı imalat yapılması, eksik veya ayıplı işler, bağımsız bölümlerin sözleşmede kararlaştırılan şekilde teslim edilmemesi gibi durumlar ciddi hak kayıplarına yol açabilir.
Bu tür uyuşmazlıklarda; kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı alacak davaları, tapu iptal ve tescil davaları, tescile zorlama, sözleşmenin feshi, cezai şart ve gecikme tazminatı talepleri ile ayıplı işlerden kaynaklanan tazminat davaları sıklıkla gündeme gelir. Ayrıca müteahhit tarafından üçüncü kişilere yapılan satışlara karşı tapu kayıtlarının hukuki durumunun incelenmesi ve gerekli dava süreçlerinin yürütülmesi de tapu ve gayrimenkul avukatının çalışma alanı içerisindedir.
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin hazırlanması ve imza aşamasında hukuki risklerin önceden tespit edilmesi, ileride yaşanabilecek uyuşmazlıkların büyük ölçüde önüne geçer. Bu nedenle gerek sözleşme öncesi danışmanlık gerekse dava aşamasında alanında deneyimli bir tapu ve gayrimenkul avukatından destek alınması gerekir.
Tarla Toplulaştırmasına Dair İtiraz İşlemleri
Tarım arazilerinin toplulaştırılması sürecinde yapılan parselasyon, derecelendirme ve yeni arazi dağıtım işlemleri askıya çıkarılır ve arazi maliklerinin itiraz hakkı vardır. Toplulaştırma projesine veya yapılan arazi değişikliklerine ilişkin itirazlar genellikle askı süresi içinde yazılı olarak ilgili proje idaresine yapılmalıdır; bu itirazlar idare tarafından değerlendirilir ve yanıtlanır. İtirazın reddi hâlinde, işlemin ilgili aşamasına karşı idari yargıda iptal davası açma hakkı doğar ve bu davalar çoğu zaman askı süresinin bitiminden itibaren belirlenen idari dava süreleri içinde açılmalıdır. İdare kararları hakkında idare mahkemesine yapılan bu tür itiraz ve dava süreçlerinde, eski ve yeni tapu kayıtları, parselasyon planları ve derecelendirme raporları gibi teknik belgeler delil olarak sunulmalıdır.
Muhtar Senedine Dayalı Tapu İptali ve Tescil Davaları – Denkleştirici Adalet Kapsamında Para İadesi
Uygulamada özellikle eski tarihli taşınmaz işlemlerinde, tapuda resmi satış yapılmaksızın muhtar senedi veya benzeri adi yazılı belgelerle fiili devir gerçekleştirildiği görülmektedir. Bu tür belgeler tek başına tapu devri sağlamamakla birlikte, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ve ödeme iradesinin ispatında önemli rol oynayabilir.

Muhtar senedine dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davalarında, somut olayın özelliklerine göre zilyetlik, ödeme, fiili kullanım ve taraf iradeleri birlikte değerlendirilir. Tapu iptal ve tescil talebinin hukuken mümkün olmadığı hâllerde ise, ödenen bedelin karşılıksız kalmasının önüne geçilmesi amacıyla denkleştirici adalet ilkesi devreye girer.
Bu kapsamda açılan bedel iadesi (para iadesi) davalarında, taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri, yapılan ödemeler ve tarafların kusur durumu dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir denge kurulması hedeflenir. Denkleştirici adalet esasına dayalı talepler, özellikle uzun yıllar önce yapılan ancak tapuya yansıtılmamış işlemlerde mülkiyet hakkının korunması zorlu bir süreçtir.
Anayasa mahkemesi tanımına göre Denkleştirici adalet ilkesi: haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımıgeri vermek zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade eder.
Şerhler, Haciz ve İpotek İşlemleri
Tapu sicilinde yer alan şerh, haciz ve ipotek gibi kısıtlamalar, taşınmazın satışını veya devrini doğrudan etkileyebilir. Bu kayıtların hukuki niteliğinin incelenmesi, hatalı veya hukuka aykırı şerhlerin kaldırılması ve tapu müdürlüğü nezdinde yapılacak işlemlerin takibi tapu avukatının uzmanlık alanı içerisindedir.
Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) Davaları

Ecrimisil, bir taşınmazın malikinin rızası olmaksızın veya hukuki bir dayanağı bulunmadan üçüncü kişiler tarafından kullanılması hâlinde, bu kullanım karşılığında talep edilen haksız işgal tazminatını ifade eder. Uygulamada ecrimisil talepleri, özellikle miras ortaklıklarında, hisseli taşınmazlarda ve fiili kullanıma dayalı uyuşmazlıklarda sıkça gündeme gelmektedir.
Ecrimisil davası, taşınmazdan haksız şekilde yararlanan kişiden, kullanım süresi boyunca elde edilen faydanın veya taşınmazın kira rayicine göre hesaplanan bedelin tahsil edilmesini amaçlar. Bu davalarda; taşınmazın kullanım şekli, işgal süresi, emsal kira bedelleri ve tarafların kusur durumu dikkate alınarak hesaplama yapılır.
Ecrimisil taleplerinde çoğu zaman dava öncesinde ihtarname gönderilmesi ve işgalin tespit edilmesi önem taşır. Ayrıca geçmişe dönük talepler bakımından zamanaşımı süreleri de dikkate alınmalıdır. Ecrimisil davaları, el atmanın önlenmesi (müdahalenin men’i) davalarıyla birlikte veya ayrı olarak açılabilir.
Kamulaştırma ve Acele Kamulaştırma Davaları
Kamulaştırma, kamu yararının bulunması hâlinde özel mülkiyete konu taşınmazların bedeli ödenmek suretiyle idare tarafından alınmasını ifade eder. Uygulamada kamulaştırma sürecinde taşınmaz maliklerine teklif edilen bedelin gerçek değerinin altında olması, kamulaştırma işleminin usule aykırı yürütülmesi veya mülkiyet hakkının ölçüsüz şekilde sınırlandırılması gibi sorunlarla sıkça karşılaşılmaktadır.
Bu kapsamda açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davaları, kamulaştırma işleminin iptali ve bedel artırımı davaları, taşınmaz maliklerinin haklarının korunması açısından büyük önem taşır. Taşınmazın niteliği, konumu, emsal satışlar ve fiili kullanım durumu, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde dikkate alınan temel unsurlar arasında yer alır.
Acele kamulaştırma ise, olağan kamulaştırma süreci tamamlanmadan idarenin taşınmaza el koymasına imkân tanıyan istisnai bir uygulamadır. Bu yöntemde, bedel çoğu zaman dava sürecinden önce belirlenir ve malik açısından telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Acele kamulaştırma kararlarına karşı iptal davası açılması, ayrıca bedelin yetersiz olması hâlinde bedel tespiti ve artırımı taleplerinde bulunulması mümkündür.
Kamulaştırma ve acele kamulaştırma davaları, idare hukuku ile tapu ve gayrimenkul hukukunun kesişiminde yer alan, teknik ve uzmanlık gerektiren davalardır.

Ayıplı İnşaat Nedeniyle Tazminat ve Yıkım Davaları
Ayıplı inşaat; bir yapının, sözleşmeye, imar mevzuatına, fen ve teknik kurallara veya kullanım amacına aykırı şekilde inşa edilmesi hâlini ifade eder. İnşaatta kullanılan malzemelerin standartlara uygun olmaması, projeye aykırı imalat yapılması, taşıyıcı sistemde eksiklikler bulunması ya da yapının güvenliğini etkileyen ayıplar, ciddi hak kayıplarına ve can güvenliği risklerine yol açabilir.
Bu tür durumlarda, ayıbın niteliğine göre tazminat talebi, ayıbın giderilmesi, bedel indirimi veya ağır ayıplarda yıkım ve yeniden yapım talepleri gündeme gelebilir. Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde ve müteahhit ile yapılan diğer inşaat sözleşmelerinde, yüklenicinin kusuruna dayalı sorumluluk sıklıkla dava konusu yapılmaktadır.
Ayıplı inşaata ilişkin davalarda; yapıdaki ayıbın gizli veya açık olup olmadığı, ayıbın ne zaman öğrenildiği, yapı kullanma izni ve teslim tarihi gibi hususlar büyük önem taşır. Ayrıca teknik bilirkişi incelemeleriyle ayıbın inşaatın bütününü etkileyip etkilemediği ve yıkımı gerektirip gerektirmediği değerlendirilir.
Neden Samsun Tapu Avukatı ile Çalışmalısınız?
Tapu ve taşınmaz işlemleri, şekil şartlarına sıkı sıkıya bağlı ve çoğu zaman geri dönüşü olmayan sonuçlar doğuran işlemlerdir. Bu nedenle sürecin başından itibaren hukuki destek alınması, olası hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşır.
Usul Hatalarının Önlenmesi
Tapu işlemlerinde yapılan yanlış beyanlar, eksik belgeler veya usule aykırı işlemler, mülkiyet hakkının kaybına kadar varan sonuçlar doğurabilir. Tapu avukatı, işlemlerin hukuka uygun şekilde yürütülmesini sağlayarak bu riskleri en baştan ortadan kaldırır.
Hukuki Risklerin Azaltılması
Taşınmaz alım-satımında eksik veya hatalı sözleşmeler, ödeme planına ilişkin belirsizlikler, tapu üzerindeki ipotek, şerh ve hacizler çoğu zaman sonradan sorun hâline gelir. Profesyonel hukuki değerlendirme ile bu riskler işlem öncesinde tespit edilir ve gerekli önlemler alınır.
Uyuşmazlıkların Etkin Şekilde Yönetilmesi
Tapu ve gayrimenkul kaynaklı uyuşmazlıklarda, arabuluculuk, dava ve icra süreçlerinin doğru stratejiyle yürütülmesi sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Tapu avukatı, müvekkilin haklarını en etkin şekilde koruyacak hukuki yolu belirler ve süreci takip eder.
Doğru ve Sağlıklı Süreç Yönetimi
Tapu dairesi işlemleri ile dava süreçlerinin eş zamanlı ve doğru şekilde yürütülmesi, zaman ve hak kaybı yaşanmaması açısından önemlidir. Sürecin deneyimli bir tapu avukatı tarafından takip edilmesi, işlemlerin daha sağlıklı ve güvenli ilerlemesini sağlar.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
❓Tapu devri ne kadar sürer?
Tapu dairesinin yoğunluğuna ve tapu kaydındaki kişilerin sayısına göre süre değişir; hukuki hazırlık işlemleriyle birlikte genellikle 2-3 iş günü civarındadır.
❓Tapu ipotek nasıl kaldırılır?
İpotek hukuki dayanak ve borç kapandığında ipotek kaldırma talebi tapu siciline yapılır ve hukuki takip gerektirir.
❓Miras yoluyla intikal için veraset ilamı gerekli mi?
Evet, mirasçıların tapu intikali için veraset ilamı zorunludur.
❓ Tapu iptal ve tescil davası nedir?
Tapu iptal ve tescil davası, hukuka aykırı veya geçersiz tapu işlemlerinin iptal edilerek gerçek hak sahibi adına tescil edilmesini amaçlayan dava türüdür.
❓ Tapu devri sırasında avukat gerekli midir?
Avukat zorunlu değildir; ancak tapu devri sırasında yapılacak hatalar ciddi hak kayıplarına yol açabileceğinden uzman tapu avukatı ile işlem yapılması tavsiye edilir.
❓ Miras kalan taşınmaz nasıl bölünür?
Öncelikle veraset ilamı alınır. Ardından tapu intikali gerçekleştirilir. Ortaklığın giderilmesi konusunda taraflar arabulucuda anlaşamıyorsa(izale-i şuyu) davası açılır.
❓Tapu senedini kaybettim ne olacak?
Tapu senedinin kaybedilmesinin satış ve devir işlemleri bakımından bir etkisi yoktur. Evinizi arsanızı satarken nüfus cüzdanınızın güncel olması yeterlidir.
❓Tapulu yerimle epeydir ilgilenmiyorum tapu elden gidebilir mi?
Tapulu yer, bir davaya konu edilmedikçe elden gitmez. İlgilenilmeyen tarım arazisi ise İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre kiraya verilebilir.
Kira geliri kamu bankasında sadece 3 aylığına nemalandırılır. Eğer gelen tebligatları kontrol etmezseniz bir kamu bankasında unutulmuş hesapta faizsiz kalıp değeri düşen bir paranız olabilir.
❓Samsun’daki tapunun davası Ankara’da açılabilir mi?
Hayır. Kesin yetki kuralları gereğince taşınmazın bulunduğu yerde açılır. Davalı itirazz etmese bile hakim kendiliğinden yetkili yer mahkemesine davanın gönderilmesine karar verir.
❓Tapu senedindeki bilgiler e devlette değişmiş görünüyor şimdi ne olacak?
Taşınmaz düzeltme kadastrosu, sicilde düzeltme, imar uygulamasına uğrama nedeniyle değişmiş görünebilir. Temelde taşınmaz mülkiyetiniz duruyordur. Yer ismi, numaralar vs bilgilerde değişme olabilir. Tarladan imar geçince de DOP kesintisi nedeniyle hemen hemen %40 alanda küçülme olur
❓Düzeltme kadastrosu geçti esas kadastro geçerken dile getirmediğim taleplerimi şimdi öne sürebilir miyim?
Hayır. İlk kadastrodan itibaren 10 yıl geçmekle hak düşürücü süre işler. O dönemde ortaya konulması gereken argümanlar artık hak düşürücü süreye uğramış olur. Düzeltme kadastrosuna dair davada sadece düzeltme kadastrosundan doğan problemler öne sürülür.