"Enter"a basıp içeriğe geçin

Gözyaşları hakimin kararını etkiler mi?

Hakimler, yürürlükteki kanunlara göre teknik bir inceleme yapmakla yükümlü kişilerdir. Elinizde yeterli deliliniz yoksa, düzgün bir dava açmamışsanız veya meramınızı düzgün anlatamıyorsanız işi duygusallığa vurup davanızı kazanamazsınız.

Hakimin duygusal karar verebileceği durumlar kısıtlıdır. Ayrıca mahkemelerdeki dava yükü göz önüne alınınca hakimin her davaya duygusal yaklaşabilmesinin imkanı yoktur.

Mahkemede sinir krizi geçirmek davayı kazandırır mı?

Davanıza dikkat çekmek için böyle bir girişimde bulunmayı düşünüyorsanız vazgeçin.

Olaydan dolayı sinirleriniz laçka olmuş ve artık kendinizi tutamayacak kadar yıpranmış durumdaysanız da ya sakinleştiricilerinizi içip gelin veya hiç gelmeyin avukatınız sizi temsil etsin çünkü;

Adliyede davası   görülen kişilerin %90 ı büyük ruhi çöküntüler yaşamakta, küçücük bir alacak tartışması bile insanların sinirlerinin yıpratmaktadır. Zaten insanlar son raddeye gelmedikçe dava açmayı tercih etmemektedir. Yani  sizinle birlikte mahkemede sırada bekleyen diğer kişilerin de aynı sizinki gibi, hatta daha ağır sorunları vardır.

Genelleme yapmak gibi olmasın ama davanıza bakacak hakimin de bu yoğunluktan dolayı bütün sırada bekleyenlerden daha da fazla bunalmış, patlama noktasına gelmiş olma ihtimali vardır.

Mahkemede ağlama krizi veya sinir krizi hasıl olursa hakim, ya revirdeki sağlıkçıları çağıracak, ya 112’yi aratacak ya da polisi çağırıp sizi dışarı aldıracaktır. Sıradaki dosyayla da işine devam edecektir.

Ayrıca sizin duruşmada böyle patlamalar yaşamanız aleyhinizde kanaat kullanılmasına sebep olabilecektir.

Gözyaşları avukatlık ücretini indirmede işe yarar mı?

Türkiye dışındaki ülkelerde avukatlar işiniz üzerinde harcadıkları saat başına ücret keserler. Türkiye’de uygulama bu şekilde olmasa dahi daha fazla mesai gerektirecek işlerde daha yüksek ücret isteneceği bellidir. Avukatın ofisinde saatlerce ağlayıp mağduriyet anlatmanız, avukatın mesaisinden çalacağı için, iş yükünün ağır olduğu izlenimi yaratacak ve davanızda istenecek vekalet ücreti yüksek olacaktır.

Hakim davamda heyecanlanmadı, davalıyı azarlamadı, o halde aleyhimde mi karar verecek? 

Taraflar nedense hakimin, kendilerini saatlerce dinlemesini, bu haklılık karşısında duygulanmasını, hatta hızını alamayıp karşı tarafı azarlayıp yerin dibine sokmasını arzulamaktadır.

  • Asliye Hukuk mahkemelerinde yazılı yargılama usulüyle yargılama yapılmaktadır. Yani duruşmada söyledikleriniz değil dilekçelerde yazdıklarınız daha önemlidir. (Aile mahkemeleri de asliye hukuk mahkemelerindendir.)
  • Yargı yükünden dolayı bir günde 20, 30 tane duruşma yapılır. Duruşma başına 5 veya 10 dakika süre düşer. bu süre içerisinde hakim eksik yazışmaların tamamlanmasına karar verir. Yani her celse sizin “duygusal” savunmalarınızı istese de dinleyemez.
  • Hakimler mahkemede devamlılık sağlayamaz. Bir davanın bağından sonuna kadar 10 farklı hakim gördüğü olur. Biri doğurur, öbürü askere gider, beriki sürekli grip olur, öteki emekli olur, diğeri tayin olur,  izne çıkar… böyle böyle duruşmaya gelen giden hakimler hep farklı kişiler olabilir.
  • Siz bir hakime en duygusal savunmanızı yapsanız, saatlerce konuşsanız dahi tutanağa geçen cümleleriniz kadar varsınız. Çünkü muhtemelen öbür duruşmaya bambaşka biri girecek. Sizin yaptığınız süper açıklamalar uçup gidecektir. Kararı bambaşka biri sadece dilekçeleri ve tutanakları okuyup verecektir.
  • Hakim duruşmada belirgin duygusal dışavurumlarda bulunamaz. Taraflardan haksız bulduğunu azarlamaz. Birincisi nedeni, hakim de bir insan olduğu için 20, 30 duruşmanın içinde yüreği bayılır tepki verecek hal kalmaz. İkincisi de hakimin kanunen rey belirtme, belli etme yasağı vardır.
  • Hakim duruşma düzenini bozan kişilere sert çıkışlar yapabilir. Bu da kanunen duruşma düzenini sağlamak zorunda olduğundandır. Yani siz çok haklı olsanız dahi, bu haklılık davanın başından sonuna açıkça belli olsa dahi,  uzun beyanlarda bulunmak için çıkışlar yaptığınız takdirde hakim size sert çıkabilir.
  • Hakim duruşmada tamamen tepkisiz olsa, veya tamamen sert çıkışlar yapsa veya her duruşmaya ayrı hakim girse dahi sonuçta, kanunen haklı olan,  işini en iyi delillendiren ve bunu en iyi yazıya döken kişi haklı çıkar. Çünkü kararlar Yargıtay denetiminden geçer. Yargıtay bu denetimi dosya üzerinden yapar. Tarafları görmez. Yani duruşmada yaşanan gerilimler tutanağa geçmedikçe bunları bilmez. Okuduklarına göre kim haklıysa onun haklılığı üzerinden kararı denetler.

SONUÇ     :Duygusallıkla değil, sağlam delilleriniz ve düzgün dilekçelerinizle davayı kazanacağınız için ona göre kendi tutumunuzu gözden geçiriniz.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CAPTCHA ImageChange Image

error: Content is protected !!