"Enter"a basıp içeriğe geçin

Dilekçe hakkının kullanılması

Dilekçe hakkı Anayasa, Ceza Kanunu ve dilekçe hakkının kullanılmasına dair kanunla güvence altına alınmış bir haktır.

Pek çok devlet kurumunda verdiğiniz dilekçenin beğenilmediği gerekçesiyle, sinir bozucu olduğu gerekçesiyle daha teslim alınmadan gerekçesizce reddedildiği, dilekçe vermek isteyen vatandaşın aşağılandığı, hakarete uğradığı görülmektedir.

Tüketici Hakem Heyetlerinde vatandaş elinde düzgün ve anlaşılır bir dilekçe getirse dahi bu dilekçenin yırtılıp konuyla alakasız anlaşılmaz bazı formlar doldurtulmak suretiyle başvuru alındığı görülmektedir. Bu şekilde hak kaybına uğrayan bir çok insan bulunmaktadır.

T.C.’nde kanunları bilmemek mazeret sayılmaz.

Kanuni haklarınız bilip buna göre size düzgün davramayan kamu görevlileri aleyhinde işlem yaptırarak bu tür muamelelerin önüne geçilmasi sağlanmalıdır. Dilekçenin kabul edilmemesi basit bir şey değildir. Tam anlamıyla bir kanuna aykırılıktır.

Kanuna göre dilekçeler ancak aşağıdaki durumlarda incelenmezler:

“Türkiye Büyük Millet Meclisine veya yetkili makamlara verilen veya gönderilen dilekçelerde, dilekçe sahibinin adı- soyadı ve imzası ile iş veya ikametgâh adresinin bulunması gerekir.

a) Belli bir konuyu ihtiva etmeyenler,
b) Yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili olanlar,
c) 4 üncü maddede gösterilen şartlardan herhangi birini taşımayanlar,
İncelenemezler.

Türk vatandaşlarının ve Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileri ve kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri konusunda yetkili makamlara yaptıkları başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verilir. İşlem safahatının duyurulması halinde alınan sonuç ayrıca bildirilir.”

Bu şekilde incelenmeyeceği aşikar dilekçelerin dahi kurumca teslim alınıp, süresi içinde incelenmeme sebepleriyle birlikte başvurucuya bilgi verilmesi mecburidir.

Yani memurun “bu şekilde dilekçe alamayız”, “dilekçe el yazısıyla yazılmış”, “dilekçe teksir kağıda yazılmış”, “bu dilekçe eksik”, “bu dilekçe yanlış”, böyle bir dilekçe verme hakkın yok”, “bu ne saçma dilekçe”, “ben amirime sorayım bunu kabul ediyor muymuş?” vs gerekçeleriyle dilekçeyi kabul etmemesi mümkün değildir.

Özellikle SGK emeklilik başvurularını süresi gelmemiş, primlerin yetmiyor gibi gerekçelerle almamaktadır. Bu şekilde vatandaşların dilekçe hakkını engellemekte ve hak kaybı yaşamalarına neden olmaktadır. Bazı durumlarda gişeden dilekçeyi almayıp vatandaşı başından savan memurun yanlış hesaplama yapıp kişinin hak kaybına sebep olmaktadır.

Bazen dava haklarını başlatmak için verilmesi mecburi olan bir dilekçe inatla kurum tarafından alınmamakta, bu dilekçeyi almak yerine dilekçeyi almamalarını söyleyen bir kanun maddesi aramak için seferberlik başlatmaktadırlar.

Yani dilekçeyi veren kişi akıl hastası olsa ve dilekçesinde saçma sapan şeyler yazsa dahi dilekçenin alınıp ona bir ret gerekçesi yazılması mecburidir.

Yani siz gidip SGK müdürüne ilan-ı aşk eden bir dilekçe dahi yazsanız bunu evrak kaydına almak zorundadırlar.

Bazı durumlarda kişinin tek dilekçe verme hakkı vardır. (Mesela dava dilekçesi, temyiz dilekçesi, davaya cevap dilekçesi, bu durumlarda kişinin hak kaybı yaşamamak için bu dilekçeyi bir avukata hazırlatması gerekir.)

Dilekçe yanlış kuruma dahi verilse teslim alan kurumun dilekçeyi doğru kuruma göndermesi gerekmektedir.

Mahkemelerin dilekçeyi kabul etmesi, davayı kabul etmesi anlamına mı gelir?

Hayır

Mahkemeler Türkiye’de yine en kanuna uygun yürüyen kurumlardandır.

Verilen dilekçeler saçma, aptalca olsa dahi alınır, harcı yatırttırılır. Sonrasında reddedilme veya kabul edilme yargılamaya bağlıdır.

Yani hakimin dilekçenizi alması, davanızı kabul ettiği anlamına gelmez. Tensip zaptında dilekçenin kabulü diye bir ibare görürseniz bunu davanın kabul edildiği olarak anlayıp işin ucunu bırakmayın.

Dilekçe hakkının kullandırtılmaması durumunda ne yapmalı?

Kurumlar dilekçenizi alıp işleme koymuyorsa kayıtlı posta yoluyla göndertip, hala da işleme konulmadıysa şikayette bulunmak gerekmektedir. 6 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılması için ilgililer aleyhinde ceza davası açılacaktır.


T.C
YARGITAY
5. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2013/7283
KARAR NO:2015/11885
KARAR TARİHİ:26/05/2015
Tebliğname No : 5 – 2012/253868
MAHKEMESİ : Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/06/2012
NUMARASI : 2009/574 Esas, 2012/887 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma

ÖZET: Kamu idaresine sunulan dilekçeyi kabul etmeyen memur… Kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi halinde, sanıkların eylemlerinin TCK’nın 121/1. maddesinde tanımlanan dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçunu oluşturduğu.

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Belediye Başkanı olarak görev yapan sanık H.. Z..’in talimatıyla maiyetinde memur olan sanık S.. Ö..’ün, suç tarihinde katılanlar adına avukatları tarafından verilen akaryakıt istasyonu işletme ruhsatı talebi içerikli dilekçe ve eklerini kabul edip kayda almadığının dosya kapsamıyla sübuta erdiği, ancak TCK’nın 257. maddesinin genel, tali ve tamamlayıcı bir hüküm olup görevi kötüye kullanma suçunun oluşumu için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerektiği, sanıkların eylemlerinin ise TCK’nın 121/1. maddesinde ”kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukukî bir neden olmaksızın kabul edilmemesi” şeklinde tanımlanan dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yanılgılı ve dosya kapsamıyla örtüşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması,

Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!