Boşanma Davasını İlk Açan Nafaka Alamaz mı?

Toplumda yaygın şekilde kabul gören yanlış inanışlardan biri, “boşanma davasını ilk açan taraf nafaka alamaz” düşüncesidir. Ancak bu iddia hukuken doğru değildir. Türk Medeni Kanunu’na göre, boşanma davasını açan taraf olmak, nafaka hakkını ortadan kaldıran bir unsur değildir.
Nafaka bakımından esas alınan kriter;
- davayı kimin açtığı değil,
- nafaka talep eden eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olması ve
- karşı tarafa göre daha ağır kusurlu olmamasıdır.
Dolayısıyla, boşanma davasını ilk açan eş; eğer boşanma sonucunda ekonomik olarak zor duruma düşecekse ve diğer eşten daha ağır kusurlu değilse, süresiz yoksulluk nafakası talep etme hakkına sahiptir.
Süresiz nafaka kaldırılmamıştır. Almanya’da geçerli olmasa da Türkiye’de geçerlidir ve tazyik hapsi ile güvenceye alınmıştır.
Nafaka Hangi Durumlarda Bağlanır?
Boşanma süreci yalnızca evlilik birliğinin sona ermesiyle sınırlı değildir. Aynı zamanda taraflar açısından ciddi ekonomik ve sosyal sonuçlar doğurur. Bu sonuçların başında ise nafaka hakkı gelir.
Türk Medeni Kanunu’na göre;
- boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan taraf,
- kusuru diğer eşten daha ağır olmamak şartıyla,
- diğer eşten süresiz yoksulluk nafakası talep edebilir.
Burada özellikle altı çizilmesi gereken nokta şudur:
👉 Nafaka yükümlüsü eşin kusurlu olması şart değildir.
Önemli olan, nafaka talep eden eşin daha ağır kusurlu olmamasıdır.
Erkekler Nafaka Alabilir mi?
Hukuken nafaka konusunda kadın–erkek ayrımı bulunmamaktadır. Yani gerekli şartlar oluştuğunda, erkek eş de nafaka talep edebilir. Mesela velayeti kendisine verilen çocuklar bakımından anneleri çalışıyorsa nafaka talep ederse nafaka alır.
Ancak uygulamada, nafaka talep eden erkeklerin sayısı oldukça sınırlıdır. Bunun temel nedeni, çoğu vakada ekonomik olarak erkek eşin daha avantajlı durumda olmasıdır.
Erkeğin nafaka almasının önünde herhangi bir yasal engel olmasa da eşinden kendi namına nafaka isteyen erkeklerin talepleri genelde kabul edilmemektedir.
Ağır Kusurlu Eş Nafaka Alabilir mi?
Genel kural olarak, boşanmada ağır kusurlu olan eşin yoksulluk nafakası alma hakkı bulunmaz. Ancak uygulamada bazı istisnai durumlar söz konusu olabilir.
Boşanma davası devam ederken kusur henüz kesinleşmediği için, ağır kusurlu olduğu iddia edilen eşe tedbir nafakası bağlanabilir. Bu nafaka, dava sonuçlanana kadar geçerlidir.
Öte yandan ağır kusurlu eş çocukların velayetini almışsa çocuklar adına iştirak nafakası talep edebilir. Burada amaç, kusurdan bağımsız olarak çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerinin adil biçimde karşılanmasını sağlamaktır.
Çocuklar Taraflar Arasında Paylaşıldıysa Nafaka Nasıl Belirlenir?
Boşanma sonrası çocuklardan birinin annede, diğerinin babada kalması halinde nafaka konusu daha karmaşık hale gelebilir. Bu durumda;
- her iki taraf da çalışıyor olsa bile,
- taraflardan biri diğerinden iştirak nafakası talep edebilir.
Karşı taraf da kendi yanında kalan çocuk için karşı dava açma hakkına sahiptir. Ekonomik koşulların birebir eşit olmadığı durumlarda mahkemeler genellikle;
- her iki çocuk için de
- eşit tutarda iştirak nafakası bağlanması yönünde karar vermektedir.
Nafaka Ne Zaman Kesilir?
Türkiye’de bugüne kadar çıkarılan yargı paketleriyle yoksulluk nafakasına süre sınırı getirilmemiştir. Ancak nafaka, bazı durumlarda kendiliğinden sona erer:
- Çocuk için bağlanan nafakada, çocuğun 18 yaşını doldurması(eğitim hayatı devam etmiyorsa), işe girmesi, evlenmesi
- Nafaka alan eşin, asgari ücretin üzerinde düzenli gelir elde etmeye başlaması,
- Nafaka alan eşin yeniden evlenmesi.
Bu hallerde ayrıca mahkeme kararına gerek kalmaksızın nafaka yükümlülüğü sona erer.
Tedbir Nafakası Geri Alınabilir mi?
Boşanma davası devam ederken mahkeme tarafından bağlanan tedbir nafakası, dava sonunda nafaka hakkı ortadan kalksa dahi geriye dönük olarak geri istenemez.
Tedbir nafakası, ödendiği anda hukuken geçerli kabul edilir ve sonradan haksız olduğu iddiasıyla iadesi talep edilemez.
Her İki Tarafın Geliri Eşitse Nafaka Çıkar mı?
Boşanma davalarında sık sorulan sorulardan biri de şudur:
“Tarafların gelirleri eşitse nafaka bağlanır mı?”
Eşlerin her ikisi de çalışıyor ve ekonomik güçleri birbirine yakınsa, yani boşanma sonrası taraflardan biri diğerine göre açıkça yoksulluğa düşmüyorsa, yoksulluk nafakasına hükmedilmez.
Mahkemeler bu durumda, nafaka talebini reddeder; çünkü nafakanın amacı bir tarafı zenginleştirmek değil, yoksulluğu önlemektir.
Taraflar Çalışıyorsa Ama Biri Çok, Biri Az Kazanıyorsa Nafaka Nasıl Belirlenir?
Tarafların her ikisi de çalışıyor olabilir; ancak gelir düzeyleri aynı olmayabilir. Bu durum özellikle çocukların taraflar arasında paylaşıldığı boşanmalarda gündeme gelir.
Örneğin:
- Tarafların iki çocuğu vardır,
- Çocuklardan biri annede, biri babada kalmıştır,
- Taraflardan biri yüksek gelirli, diğeri daha düşük gelirlidir.
Bu halde sıkça şu sorular sorulur:
Çok kazanan taraf, diğer ebeveyne giden çocuk için daha fazla nafaka mı öder?
Az kazanan taraf, yüksek gelirli ebeveyne giden çocuk için nafaka ödemez mi?
Cevap yine nettir: Hayır.
Mahkemeler bu gibi durumlarda az gelirli tarafa düşen çocuk ile yüksek gelirli tarafa düşen çocuğun ihityaçlarını gözetir ve iştirak nafakasını kural olarak eşit belirler.
Yani çocuklardan biri annede, biri babada olsa dahi; taraflardan birinin daha fazla kazanıyor olması, otomatik olarak daha yüksek nafaka ödemesi sonucunu doğurmaz.
Boşanma Davasında Kesin Olarak Nafaka Alabilmek İçin Neler Gerekir?
Yoksulluk nafakası, her boşanan eşe otomatik olarak bağlanan bir hak değildir. Mahkemenin nafakaya hükmedebilmesi için belirli şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
1. Ağır Kusurlu Olmamak
Nafaka talep eden eş, boşanmaya neden olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olmamalıdır.
Eşit kusur halinde nafaka alınabilir; ancak ağır kusurlu olan eşin yoksulluk nafakası talep etme hakkı yoktur.
2. Asgari Ücret veya Altında Gelir Elde Etmek
Nafaka talep eden eşin, boşanma sonrası:
- asgari ücret düzeyinde ya da
- asgari ücretin altında
gelir elde etmesi ve bu gelirle geçimini tek başına sürdüremeyecek durumda olması gerekir.
Düzenli ve yeterli geliri olan kişinin nafaka talebi kabul edilmez.
Çalışmayan Erkek Nafaka Öder mi?
Evet. Erkeğin çalışmıyor olması, nafaka yükümlülüğünü otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Boşanma davalarında mahkemeler yalnızca “şu an çalışıyor mu?” sorusuna bakmaz. Kişinin;çalışabilir durumda olup olmadığına bakar.
Bu nedenle, çalışmayan bir erkeğin de nafaka ödemesine karar verilebilir.
Eşin Geliri Yoksa
Kadın eşin hiçbir geliri yoksa ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecekse, erkek çalışmıyor olsa bile yoksulluk nafakasıyla sorumlu tutulabilir. Burada esas olan, nafaka talep eden eşin geçim ihtiyacıdır.
Eşin Geliri Olsa Bile Çocuk Varsa
Kadın eşin geliri bulunsa dahi, ortada çocuk varsa, nafaka yükümlülüğü devam eder.
Çocuk için talep edilen iştirak nafakası, anne veya babanın çalışıp çalışmamasından bağımsızdır. Çünkü bu nafaka, eş için değil, çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderleri için bağlanır.
Hapisteki Eş Nafaka Öder mi?
Evet. Eşin cezaevinde olması, nafaka yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Boşanma ve nafaka davalarında mahkemeler, kişinin özgürlüğünden yoksun olup olmadığına değil, gelirinin veya malvarlığının bulunup bulunmadığına bakar. Bu nedenle cezaevinde olan eşin;
- Tarımsal geliri
- Birikimi,
- maaşı,
- kira getirisi,
- ticari kazancı
veya adına kayıtlı malvarlığı varsa, nafaka ödemesine karar verilebilir.
Cezaevinde bulunmak, nafaka borcunu otomatik olarak durdurmaz ya da sona erdirmez.
Ancak hapisteki eşin hiçbir geliri ve malvarlığı yoksa, mahkeme nafaka miktarını düşürebilir ya da nafaka talebini reddedebilir. Burada esas alınan kriter, nafaka yükümlüsünün ödeme gücüdür.
Emekli Maaşı Alan Kişi Nafaka Öder mi?
Evet. Emekli maaşı almak, nafaka ödemeye engel değildir.
Emekli maaşı, düzenli ve sürekli bir gelir olduğu için mahkemeler tarafından nafaka ödeme gücü kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle emekli olan kişi;
- yoksulluk nafakası,
- iştirak nafakası
- tedbir nafakası ile yükümlü tutulabilir. Emeklilik, nafaka borcunu ortadan kaldıran bir durum değildir.
Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
Evet. Emekli maaşına nafaka borcu nedeniyle haciz konulabilir.
Genel kural olarak emekli maaşları haczedilemez. Ancak nafaka alacakları bu kuralın istisnasıdır.
Hem birikmiş (geçmişe dönük) nafaka borcu hem de cari (devam eden) nafaka için emekli maaşına haciz uygulanabilir.
Nafaka İçin Emekli Maaşının 1/4’ü mü Kesilir?
Hayır. Nafaka söz konusu olduğunda “maaşın 1/4’ü” kuralı tek başına geçerli değildir.
Uygulamada kesinti şu şekilde yapılır:
- Cari nafakanın tamamı, kaç lira olursa olsun doğrudan emekli maaşından kesilir.
- Cari nafaka düşüldükten sonra kalan maaş üzerinden, birikmiş nafaka borcu için 1/4 oranında kesinti yapılır.
Bu nedenle nafaka borçlarında, emekli maaşından yapılan kesinti normal hacizlerden çok daha geniştir. Nafaka alacağı, kanun tarafından özel olarak korunmaktadır.

