"Enter"a basıp içeriğe geçin

Aile apartmanında yaşamanın evliliğe etkisi

Aile apartmanında yaşamak pek çok evliliğin bitmesine sebep olmaktadır. Yargıtay’ın şu günlerde benimsediği görüşe göre aile apartmanında yaşamak tek başına bir boşanma sebebi değildir. 
.
Aile apartmanında yaşayan ailelerin aynı ev içinde oturuyormuşcasına özel hayatı kalmamaktadır. Çiftler birbiriyle yaşayabileceği uyumsuzlukların üstüne bir de kayınvalide kayınpeder, görümce, kayınbirader sorunları ile uğraşmak zorunda kalıyorlar. Evlilik içine ailelerin aşırı müdahalesi olduğu için evlilikler boşanma ile sonuçlanıyor. Tek başına aile aprtmanında oturmak bir boşanma sebebi sayılmasa dahi boşanmaya neden olacak başka bir sürü problemle ortaya çıkıyor.
.
Aile ve sosyal politikalar bakanlığının 2014 yılında yaptırdığı Türkiye’de boşanma nedenlerine ilişkin araştırma kitapçığında aile apartmanında oturmanın evliliği ne şekilde bozduğu zarif bir anlatımla anlatılmıştır:
.
Boşanma nedenleri arasında öne çıkan bir başka sebep de yakın çevrenin evliliğine müdahale etmeleri
olarak görülmektedir. Aile büyüklerinden gelen telkin ve baskılarla çiftlerin kendi aralarında iletişim
kurmalarının ve kendi evliliklerine dair dinamik yakalamalarının engellendiği düşünülmektedir. Aile
büyüklerinin etkisi veya baskısı aileye dair çeşitli unsurlardan ortaya çıkmaktadır. Öncelikli olarak
kişilerin evlendikten sonra da anne ve babalarıyla yoğun iletişim halinde olması ve aile büyüklerinin
hayatın birçok alanında söz sahibi olması Türkiye kültürünün parçası olarak görülmektedir. Bu durum
eğitim ve ekonomik statüden bağımsız olarak ailelerin çoğunluğu için geçerlidir. Ancak çiftin
yaşadığı maddi sıkıntılar, ailelerin çift üzerindeki etkisini artırmaktadır. Maddi ihtiyaçlarını gidermek
için ailelerinin desteğine muhtaç olan çiftler, aile büyüklerinin evlilik üzerindeki etki ve baskısına
açık hale gelmektedir. Aile etkisinin diğer unsuru da bazı illerde görülen “aile apartmanı” yaşam
düzenidir. Genelde kadınlar bu apartmanlara gelin olarak gelmekte ve kayınvalide kayınpeder, hala,
amca gibi birçok aile büyüğünün bir arada yaşadığı düzende kendi yerini bulmaya çalışmaktadır. Kadın
eşiyle kadın – erkek, karı – koca rollerini anlayıp üstlenmeden önce birçok diğer rolü sırtlamak
zorunda kalmaktadır. Bu düzen içerisinde kişilerin eşlerini hayatta birbirine destek verecek partnerler
olarak görmesi zorlaşmaktadır. Eşler birbirlerinden çok aile büyüklerinin sözlerini dinlemek ve
önemsemek zorunda kalarak bağımsız olmayı becerememektedir. Mahremiyet yoksunluğu aynı
zamanda cinsel yönüyle de karı – koca ilişkisini zorlayabilmektedir.
.
“Çiftler birbirini tanımadan evlendiği zaman 
gerek aileler, gerek ekonomik sorunlar etken oluyor diye düşünüyorum. Genelde bize gelen davaların yüzde altmışında çiftlerin anlaşmamasından ziyade ailelerin çiftlere olan etkisi ve müdahalesi pay sahibi oluyor. Bu anlamda da ekonomik sorunlar bunun içine giriyorsa aileler biraz daha müdahaleci oluyor. Çünkü evli olan çift bir şekilde annelerinden babalarından yardım almak zorunda
oluyor.” (Avukat)
.
“Bağımsız hane yok. Aileler çok iç içe, akrabalar evliliğin çok içinde hatta mahalle evliliğin içinde. Yani çekirdek aile yok burada.”(Sosyal Hizmet Uzmanı)
.
Ailelerle yaşanan sorunların bir başka olumsuz yönüyse bu gerginliklerin, çiftlerin kendi arasında
yaşadığı gerginliğe göre daha uzun sürmesi ve daha zor tamir edilmesidir. Eşler kendi aralarında tartışma
sonrası kolayca barışabilecekken bu tartışmaya aile büyüklerinin müdahalesi krizi büyütmektedir.
“Adam kaynanasıyla ya da kayınbabasıyla tartışma yaşıyor, bu haldeyken eşiyle yaşadığı şeyi tamir
edebilir belki ama onu görmezden gelebiliyor ama kaynanasını ya da kayınpederini görmezden
gelemiyor, kaynanasının ya da kayınpederinin söylediği şeyi kaldıramıyor, kopukluk oluyor”.
.
Aşağıdaki Yargıtay kararında sunulan karşı görüşün temel görüş haline gelmesini temenni ediyorum

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi
Esas No:2014/3925

Karar No:2014/22327

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11.11.2014 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Mahkemece, “davalının, ilk boşanma davası öncesinde tarafların oturduğu konuta davet edildiği, bu konutun manevi bağımsızlığının bulunmadığı, bu durumun davalı yönünden dönmemekte haklı sebep oluşturduğu” gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacı tarafından, davalı aleyhine daha önce açılan boşanma davası reddedilmiş, karar 1.11.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı, 26.12.2011 günü mahkemeye başvurarak eşinin eve dönmesi için ihtar edilmesini istemiş, istek doğrultusunda verilen ihtar kararı davalıya 20.6.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı dönmemiş, dava ise 27.8.2012 tarihinde açılmıştır. Terk sebebiyle açılan boşanma davasının reddedilebilmesi için, davalı eşin haklı bir sebeple evi terketmiş olması değil, usulüne uygun ihtar tebliğine rağmen, dönmemekte haklı olduğunun gerçekleşmiş olması gerekir. Haklı sebeple ihtara uymadığını ispat yükümlülüğü davalıdadır. Davalının davet edildiği konutun, bir apartmanın üçüncü katındaki “bağımsız bölümü” olduğu tartışmasızdır. Aynı binanın bir alt katındaki dairede davacının anne ve babasının oturmakta olması, davalının davet edildiği konutun manevi bağımsızlığını ortadan kaldırmaz. Konut fiziken bağımsızdır. Davalının, ortak konutu 2007’deki terkinin, aynı binada oturan kocasının ailesinin evliliğe müdahalesinden kaynaklanmış olması, davete uyması durumunda aynı olayların tekrarlanacağına ilişkin ciddi sebep ve deliller bulunmadıkça davalıya dönmemekte haklılık kazandırmaz. O halde, ihtar geçerli olup, davalının İhtara uymamakta haklı olduğunu kabule yeterli delil ve olgu bulunmamaktadır. Bu bakımdan boşanmaya karar verilmesi gerekirken terkteki haklılığa dayanılarak davanın reddedilmesi doğru bulunmamıştır.
ÇONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda göstrilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren on beş gün i.çinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 11.11.2014(Salı)

KARŞI OY YAZISI
Dosya kapsamından, davalı evi terk etmeden önce, davalı ile davacının ailesi arasında tartışmalar yaşandığı, davacının ailesinin davalıyı istemediği, hatta davalı hamile kaldığında bu duruma sinirlendikleri, tarafların ortak konutlarının bulunduğu apartmanın aile apartmanı olduğu, 1. katta abisi ve ailesinin, 2. katta davacının babası ve eşinin, 3. katta ise tarafların oturduğu, apartmanda aile bireyleri dışında başka bir kimsenin oturmadığı anlaşılmaktadır
Şu haliyle davalının davet edildiği konutun manevi bağımsızlığının bulunduğunu söylemek mümkün değildir. Daha önce müdahaleye maruz kaldığı, dönmesi halinde yeniden müdahaleye maruz kalması kuvvetle muhtemel olan ve manevi bağımsızlığı bulunmayan ortak konuta davalının dönmemekte haklı olduğu düşüncesindeyim.
Yukarıda açıkladığım nedenlerle, yerel mahkeme kararının, usul ve yasaya uygun olduğunu düşündüğümden onanması gerektiği görüşündeyim. Bu nedenle değerli çoğunluğun bozma düşüncesine katılmıyorum.

aile bakanlığı boşanma araştırması

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!